Eğitim Projeleri  ) 

Sanal Müze Ofisi  


Konferanslar  

Seminerler / Paneller  

Resim Yapmayı Öğreniyorum  

Resim Yaptırmayı Öğreniyorum  

  • Projeye Katılan Öğrencilerin Değerlendirmeleri


  • İzleyicilerin Sanat Yapıtı ile Karşılaşmasına İlişkin Gözlemler, Saptamalar, Yorumlar:
    Yasemin Erdin - Y. T. Ü. Sanat ve Tasarım Fakültesi Sanat Yönetimi Programı 2. Sınıf Öğrencisi


    Öncelikle sanat fuarı'nın geneline yönelik bir tanımlama yapmam gerekirse, kurulan hemen hemen bütün standlarda klasik bir sergileme anlayışı hakimdi ve satışa yönelik hazırlanmışlardı. Galeriler çoğunlukla geçmiş dönemlere ait sanat anlayışını içeren tablolarını sergilemeyi tercih etmişlerdi, hatta bazılarında gözlemlediğim özensizce düzenlenen tabloların ziyaretçilere sunulması söz konusuydu.

    Eczacıbaşı standında ise bütün bunların aksine güncel sanat eserleri vardı. Standı gezenlerin herzaman görmeye alıştıklarının dışında bir sanat anlayışıyla karşılaşmaları sonucu, izleyicilerin bocalamasına neden olmuştu. Tabii bunu biraz da ziyaretçi kitlesine bağlamak gerekiyordu. Çünkü, aynı anda gerçekleşen kitap ve bilişim fuarı sayesinde sanat fuarına gelmeyi tercih etmiyecek birçok kişi de gelmişken bu fuarı da gezmişlerdi. Bunun olması belki hedef kitlenin şaşmasına ve özellikle satış yapmayı planlayan galerilerin "boş kalabalık" olarak nitelendireceği bir grubun oluşmasına neden olmuştu. Fakat benim fikrimce, özellikle Eczacıbaşı standını gezmeleri sayesinde çok uzak oldukları bir anlayışla karşılaşma imkanı bulmuşlardı ve bu da, özellikle de öğrenciler adına önemli bir yol alma anlamına geliyordu. Tabii bütün bunların yanısıra oldukça bilinçli olarak gezen ziyaretçi kitlesi de bulunuyordu. Eserler üzerinde düşünen, yorumlar yapan ve kendince çıkarımlarda bulunan kitleler de vardı. Fakat ne yazık ki bu grup diğerlerine oranla oldukça azdı. Henüz sergi gezme konusunda bilgisi olmayan birçok yetişkin ziyaretçi vardı. Öyleki eserlerin künyelerini okumaları için veya video odalarına girmeleri ve seyretmeleri için bizler yönlendiriyorduk. Özellikle de bu yüzden, geniş bir ziyaretçi kitlesinin gezmesi bu konuda önemli adım atılmasını sağlamıştır.

    İzleyicilerin önemli bir bölümünün eserlere verdiği diğer tepkilerden biri de yapıtlar üzerinde hazır anlamlar aramaları ve düşünmeye yönelmemeleriydi. Oysa ki özellikle onları düşündürme amaçlı yapılan ve yorumlamaları gereken eserler söz konusuydu. İzleyiciler ise daha çok görevli olan bizlere sorular yönlendirmeyi tercih ediyorlardı. Ziyaretçilerin büyük bir bölümünü de okulları aracılığıyla gelmiş öğrenciler oluşturuyordu. Bu ziyaretçi kitlesini de kendi içerisinde gruplara ayırmak mümkündü. Bu grupları yaşlarına göre ve devlet, özel okul olarak oluşturabiliriz. Özel okullu olan öğrenciler daha bilinçli olmalarının yanı sıra bazı doyumsuzlukların verdiği şımarıklık da söz konusuydu. Öyle ki zaptedilemezmişçesine etraftaki işlere saldırabiliyorlardı ve öğretmenleri tarafından uyarılmaları onlar üzerinde pek fazla etkili olmayabiliyordu. Ama aralarından işler hakkında oldukça mantıklı yorum yapabilen öğrenciler çıkabiliyordu ya da yaptığımız açıklamaları iyice dinleyip anlayabilen ve mantıklı sorular soran öğrencilerde vardı. Hatta öyleki başlarında bulunan öğretmenlerden çok daha iyi sorular sorup yorumlar yapabilenlerde oluyordu. Anlatılanları dinleme hususunda ise devlet okullu öğrenciler daha sabırlı ve ilgiliydiler, ayrıca saygı çerçevesinden çıkmamaya özenliydiler. Buna karşılık özel okullu öğrenciler sordukları sorunun cevabını anlatıldığı halde dinlemeden gidebiliyorlardı. Aslında bunu sadece öğrenciler yapmıyordu. Tabii birde sonuna kadar büyük bir dikkatle dinleyip sonunda da anlattıklarımla hiçte alakası olmayan bir espri yapabiliyorlardı. Böylece hiçbir şey anlamadıklarını da göstermiş oluyorlardı.

    Bu gruplamanın yanı sıra, yaş gruplarına göre ayırdığımız zaman da ise, ilkokullu olanların liseli olanlara oranla yapıtlara karşı çok daha ilgili olduklarını rahatlıkla gözlemlemek mümkündü. Orta okullu olanlarda ise yine bir ilgi söz konusuydu ama bu ilgi onları yeteri kadar işler üzerinde tutamıyordu. Fakat liseli grubun ilgisizliği ve umursamazlığı hiç bir grupta yoktu. İlkokullu ve anaokullu öğrenciler verilen eğitim programından çok memnun görünüyor hatta üst üste birkaç gün gelme isteklerini hocalarına sunuyorlardı. Çoğunlukla yaptıkları serbest konulu resimlerde bol renk kullanmayı ihmal etmiyorlardı ama çok hoş düşünceler de çıkıyordu. Çocuklara bu şekilde yapılan çalışmaların daha sıklıkla olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü fuardaki gözlemlerimle çoçuklar hem bu çalışmalardan zevk alıyorlar hem de beyinlerini de bu şekilde daha serbest yönlü çalıştırarak ufuklarını genişletmiş oluyorlar. Bu şekilde gördükleri işlere hangi açılardan bakmaları gerektiğini öğrenirlerken, doğru görüş biçimlerine ulaşmaları da sağlanabilir ve bütün bunlar aracılığıyla da işler hakkında da yorum yapabilmeleri olanak kazanır.

    Liseli grubun ardından gelen üniversiteli grup ise çok daha bilinçli bir yaklaşım sergiliyordu. Bu iki grup arasında uçurumlar var, demek bence oldukça yerinde olurdu. Yapılan işlere ne şekilde bakmaları gerektiğini ve üstünde düşünmeleri gerektiğini bilen kişi sayısı en çok bu gruptan çıkmıştı. Tabii bütün bu grupların dışında sanata ilgi duyarak gelen ve bilinçli olan birkısım ziyaretçi de vardı. Ama yoğunluk kitap fuarı için gelip de sanat fuarını da gezenler üzerindeydi.

    Bütün bu kişileri bu kadar yakından gözlemleyerek toplumumuzda sergi gezme bilincinin ve bilgisinin henüz yeteri kadar oluşmadığını öğrenmiş oldum. Kişilerin sergilerde iyi yönlendirilmeleri gerektiğini ve sergi gezmeyi ne şekilde yapmaları gerektiğini bu yolla daha iyi öğrenebileceklerini anladım. Bundan önce bazı sergilerde yönlendirmenin fazla abartılmış olduğunu düşünebilirken artık bunun hiçte doğru bir düşünce olmadığını anladım. Hatta bu konuyla ilgili olarak farklı bir alandan örnek göstermek gerekirse, banka kuyrukları ya da gişelerdeki kuyrukları kısaca ele alabilirim. Bazı ülkelerde bu kuyrukların yığılma şeklini almaması için gişeden belirli uzaklıkta kırmızı bir çizgiyle beklenecek yer işaretlenir. Bazı ülkelerde ise böyle bir çizgi yoktur, zaten insanlar kendiliğinden belirli bir uzaklıkta beklerler. Bizde ise bu çizgiler yeni yeni belirtiliyor ama bu kurala uyanda var uymayanda...


    Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik

    Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları
    Paneller | Bilgi & Haber | Site Haritası