Eğitim Projeleri  ) 

Sanal Müze Ofisi  


Konferanslar  

Seminerler / Paneller  

Resim Yapmayı Öğreniyorum  

Resim Yaptırmayı Öğreniyorum  

13. İstanbul Sanat Fuarı ve Eczacıbaşı Sanal Müzesi Katılımı
1. Eczacıbaşı Sanal Müzesi Projesi; Aliye Berger Sergisi ve Eğitim Programı üzerine;

Projeye dair hazırlanan anket şeklindeki formlar 10 kişilik bir gruptaki ilgili çocukların haricinde genellikle çocuklar tarafından bir ödev, zorunlulukmuş gibi algılanıyor. Bu da çocuğun ilgisinin dağılmasına skılmasına neden oluyor. Bu nedenle anket şeklindeki formların program açısından çok da yararlı olduğunu düşünmüyorum.

Gravürlerdeki figür, nesne sayılarına dair sorular 10 yaşın üzerindeki çocuklar için sıkıcı, basit olarak değerlendiriliyor. Bu açıdan bu sorular sohbet şeklinde sorulmalı, dikkatini çekebilecek, dikkat ölçer nitelikteki ayrıntılara dair sorular yöneltilmeli çocuklara.

2. Eczacıbaşı Sanal Müzesi Projesi; Tek Yapıtlar Sergisi ve Eğitim Programı üzerine;

Bu programın genel olarak yararlı olduğunu düşünüyorum; fakat burada yine farklı yaş grubu ve çevreden çocuklara farklı yaklaşılmasının gerektiği çıkıyor ortaya. Grup düzeyine göre bir yol izlenmeli, hiç sergi gezmemiş bir çocuğa nasıl sergi gezilir öğretilirken, renk, biçim gibi konularla daha önce ilişki kurmuş çocuğa ise kavramlara yönelik bir eğitim verilmelidir. Bu tek yapıtlar sergi turu kartlardaki sorular doğrultusunda sohbet şeklinde ilerlemeli; eğiticiler tarafından geri dönüşüm için notlar tutulmalıdır. Tek Yapıtlar Sergisi çocukların hayalgüçlerini geliştirmede ve kendilerini bir nebze öğretilenlerden farlı düşünebilmeye sevkeden bir sergi. Buradan çıkabilecek çocuklara ait hikaye ve öngörülerin Sanal Müze' de yapıtlarla birlikte yer almasının da hem Sanal Müze' ye bir geri dönüşüm sağlayacağını ve çocuklar için de bir ödül olabileceğini düşünüyorum.

Bütün sergi boyunca en çok dikkat çeken yapıtlar Utku Varlık, Neş' e Erdok ve Mehmet Güleryüz Yapıtlarıydı. Utku Varlık onları farklı bir aleme sokuyor türlü türlü hikayeler yazdırıyordu çocuklara. Ama en çok ölümü hatırlatıyordu. Uyuyan kadın, kırık heykeldi sanırım onları böyle düşündüren. 5 yaşındaki bir kıza göre ise boyayı danseder (!) gibi kullanmıştı Utku Varlık.
Neş' e Erdok resimlerindeyse daha alıştıkları olağan şeyleri; insanları görmek, taklit edilebilir olması onların dikkatini çekti. Bir çoğu da Neş' e Erdok resimlerini resmetti yeniden.
Mehmet Güleryüz' ün Motorsiklet'i onlara hareketli, boyaları kullanış şekli değişik geldi çocuklara. Yanında duran Utku Varlık resmi ile ilişki kuruldu ve bu motorlu adamın o kızı ezdiği öldürdüğü ve bu yüzden kaçtığı anlatıldı. Çünkü motorun tekerinde kırmızı bir boya lekesi vardı ve bu kızın kanıydı! Yada bir ortaçağ şövalyesi atının üstündeyken zaman atladı, günümüze geldi ve at yerine motora binmeye başladı. Kralı için savaşmaya motoruyla devam edecek...
M. Güleryüz' ün Maymunla Doktor' u eğlenceli sevimliydi çocuklar için. Her iki M. Güleryüz resminde de boyayı sürüşü benzerdi. Sanatçının farklı dönemlere ait iki resmi olması üzerinde duruldu ve iki resim karşılaştırıldı.

Tüm bunların ardından M. Güleryüz' ün Motorsiklet' ine fantastik bir hikaye yazan, fantastik filmler izleyen bir çocuğun (sanırım 3. sınıf öğrencisiydi) yaptığı sarmaşıklı, ejderhalı resim ve Aliye Berger resimlerine bakarak yapılan resimler dikkat çekiciydi. Tabi başarılı Erdok kopyalarını da unutmamak lazım.

3. Sanat Fuarı Üzerine;

Sanatın "fuar" gibi satış amaçlı bir organizasyonda olması ilk başta garip geliyor. Ama en başlarından biri sanatın alınıp satılır bir şey olması da göz ardı edilemez. Genel olarak 13. İstanbul Sanat Fuarı' ndan pek hoşnut kaldığımı keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü "fuar" olmasından kaynaklı sanırım nitelikli işler sergileyen, tarihi ya da günümüz sanatını yansıtan standın az olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda; Evin Sanat Galerisinin, Eczacıbaşı Sanal Müze Standının, Karşı Sanatın, Kollektif'in -ki bu isimler zaten pek de yabancı olmadığımız galeriler- ve Pi Artwork' ün standını beğendiğimi söyleyebilirim.

Adına yakışır biçimde tasarladığı standı ve sergilediği işlerle günümüz sanatını bize hatırlatan Kollektif' in, takipçisi olduğum İrfan Önürmen' in Sergisinin yer aldığı Pi artwork' ün standı en dikkatimi çeken galeri standlarıydı.

Bunların haricinde daha önce hiç duymadığım bir sanatçıyı ağırlayan Galeri Sanat Yapım' ın standındaki Kenan Ataseven ve Harun Antakyalı' nın resim ve heykellerinin yer aldığı "Kaos" sergisi diğer dikkatimi çeken sergilerden biriydi. Burhan Uygur benzeri çizgiler, çocuk resimlerini anımsatan figürlerr renklerle bezeli resimlerin yanısıra resimler gibi heykeller de vardı. Karışık teknik, çocuksuluktu sanırım dikkatimi çeken.

Tüm bunlarla birlikte bir de özensiz sadece panolara asılmaktan hatta sığmayan işleri yerlerde sergilemekten ibaret olan galeriler de yok değildi.

Galerilere dair olumlu ve olumsuz yanların dışında Sanat Fuarına dair önemli bir başka konu ise ulaşım. Kitap fuarı ziyaretçilerinin şöyle bir uğradığı, sanat izleyicilerinin ise -bence büyük bir çoğunluğunun- açılış gününde gösteriş amaçlı ziyarette bulunduğu fuarın az ziyaretçi şikayetinin büyük nedeni bence ulaşım. İstanbul gibi bir şehrin en uç mekanlarından birinde gerçekleştirilen fuara çile çekerek, dakikalarca beklemenin sonunda -sağolsun!- İETT' nin hizmete soktuğu otobüslerle gelen seyirciyi tebrik etmek gerek. Aktarmayla gelmeye kalktığınızda ise Beşiktaş gibi merkez bir yerden yaklaşık 2- 2,5 saatte 3 aktarmayla ulaşabiliyorsunuz Beylikdüzü' ne. Ama tabi kötünün iyisi şeklinde şükretmek lazım ki bu servisler belli merkezlerden olmayabilir, insanlar üç aktarma geldikleri fuara "bi bakıp çıkabilir" lerdi. Bunun yanısıra fuarın, özellikle sanat fuarının Beylikdüzü kimi bir kesimde olmasının çok da olumlu bir tarafı var ki bence önemli; sanatla tanımamış, hiç sergiye gitmemiş, okulda önemli gün ve haftalara dair resimler yaparak resim derslerini geçiren çocuklara hatta yine sanatla tanımamış, hiç sergiye gitmemiş velilerine ulaşmak.


Öneriler:

Eczacıbaşı Sanal Müzesi Okullar Eğitim Projesi' ne Yönelik Öneriler;

  • Çalışmalar en fazla 15 kişilik gruplarla yapılmalı
  • 6-14 yaş grubuna yaklaşımlar kendi içinde ayrılmalı ve buna göre yapıt seçilmeli, form hazırlanmalı.
  • Çocuklara yöneltilen soruların cevapları yazılı olarak değil sözlü olarak alınmalı, çünkü yazma durumu çocukta bir zorunluluk, ödev yapma, doğru yanlış kaygısı uyandırabiliyor.
  • Eğitim sohbet şeklinde olmalı, hakimiyeti kaybetmeden, grupla öğretmenden farklı bir yaklaşımla ilişki kurulmalı, olabildiğince serbest, rahat olmaları sağlanmalı.
  • Eğiticilerin yöntemleri ve yaklaşımları bir pedagog ya da pedagojik formasyona sahip yetkin bir kişi tarafından gözlemlenmeli, yanlışlar saptanmalı. Çünkü çocuklara yaklaşımda herhangi bir yanlışın çocuğu farklı bir yöne kaydırabileceğini, istenilenden farklı bir düşünceye sevk edebileceğini düşünüyorum.
  • Yaş grubuna göre görsel ve dokunsal malzeme destekli renk, mekan, biçim, teknik konularına girilmeli.
  • Eğitime gidilecek grup öğretmeniyle önceden iletişim kurulmalı, grubun düzeyi, öğretmenin düzeyi önceden incelenmeli, öğretmen bilgilendirilmelidir.


  • Sanal Müze' ye öneriler;

  • "Sanal Müze Genç Etkinlik" adı altında henüz mezun olmuş yada okuyan sanat öğrencilerine ait karma sergiler düzenlenebilir.
  • Eğitim programında çocukların resimlere dair anlattıkları resimler eşliğinde sunulabilir.
  • Çocuklar fuarda yaptıkları resimlerden bir sergi oluşturulabilir.
  • Aliye Berger Sergisi Sanal Müze' de yer alabilir (Fuar boyunca sorulan bir soruydu Sanalmüze sitesinde olup olmadığı).
  • Grafik sanatçılarına, Gravür Sanatına dair bir sergi düzenlenebilir.
  • Farklı sanat alanlarına ait afiş tasarımlarından oluşan bir sergi düzenlenebilir.

  • Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik

    Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları
    Paneller | Bilgi & Haber | Site Haritası