Eğitim Projeleri  ) 

Sanal Müze Ofisi  


Konferanslar  

Seminerler / Paneller  

Resim Yapmayı Öğreniyorum  

Resim Yaptırmayı Öğreniyorum  

  • Projeye Katılan Eğitmenlerin Değerlendirmeleri


  • Pınar Çelik, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Proje Yürütücüsü - Eğitmen

    14. Tüyap Sanat Fuarı
    Eczacıbaşı Standı ve Eğitim Çalışmaları Oluşturma Süreci


    Bu sene üçüncüsü düzenlenen eğitim çalışmalarına Ağustos ayında başlanmıştır. Yol gösterici olarak, Bruce Taylor'ın "Working Within The Box" adlı makalesindeki, "Living İmage" (Yaşayan İmajlar) projesinden esinlenilmiştir. Bu projede, çocukların, resimde gördükleri imajın yerine geçerek, onlar hakkında hayal kurmaları sağlanmaktadır. Benzer bir çalışmayı eğitim çalışmalarında sürdürebilmek için, içinde imge bulunan resimlerin seçimine karar verilmiş, ve bunun için ise Kadın İmgeleri konsepti oluşturulmuştur. Eczacıbaşı koleksiyonundan Kadın İmgeleri konseptine resim seçilirken, içinde kadın figürü bulunan resimler taranmış, ancak herhangi bir akım yada tarz sınırlandırılmasına gidilmemiş, aksine, mümkün olduğunca birbirinden farklı örnekler olmasına ve öncelikli olarak eğitim çalışmalarına uygunluğuna dikkat edilmiştir. Serginin diğer bölümüne ise, usta Burhan Doğançay'ın, kolaj ve karışık teknikle yaptığı eserler seçilmiştir. Bu eserler seçilirken de, çocuklara eğitim çalışmalarında karışık teknik ve kolaj tekniğinin öğretilebileceği fikrinden yola çıkılmıştır ve eğitim çalışmalarının uygulama kısmında kolaj çalışması yaptırılması planlanmıştır. Ayrıca Burhan Doğançay eserleri seçilirken Sanat Fuarı isleyicisine de mini bir Burhan Doğançay retrospektifi tadı yaşatmak amaçlanmıştır.

    Eserlerin, standa yerleştirilmesi sırasında, stand Burhan Doğançay ve Kadın İmgeleri Bölümleri olmak üzere ikiye ayrılmış, Kadın İmgeleri bölümüne dahil olan Nuri İyem'in Köylü Kadınlar resmi, ustaya saygıyı göstermek amacıyla, iki bölüm arasına yerleştirilmiş, ve Nuri İyem için ayrı bir bölüm oluşturulmuştur. Resimlerin standa yerleştirme tasarımı yapılırken, izleyicinin gözünü yormayacak ve dikkati dağıtmayacak şekilde aralıklı şekilde yerleştirilmesine ve ebat ve tarz olarak birbirine yakınlıkları göz önünde bulundurulmuştur.

    24 EKİM 2004

    Eğitmen: Pınar
    Cansu, (8 yaşında) - Serdar (9 yaşında)

    Burhan Doğançay

    Buz Hokeyi:

    Yazı görüyorum, yüz görüyorum. Duvarın üzerine yazı yazılmış. Duvar renkli. Yüz, gazete kağıdından kesilmiş. Resmi yaparken, sanatçı yüzü uhuyla yapıştırmış. Önce resmi büyütmüş, sonra yapıştırmış. Bazı yerlerini de yırtmış.

    Seçimlerde yapıştırılıyor ya (afişler), CHP yazılıyor, Benim amcamın da resmini yapıştırmışlardı.

    Duvar 71

    Bir tane 5 var, bir de yırtılmış bir kağıt. Aslında yırtılmamış, orası boyanmış. (Gölgeye dikkat çekiliyor.) Gölgeleri de boyayla yapılmış.

    Kalbinle Duy

    Gazeteleri yapıştırmış, onları yırtmış. Ortadaki yırtıkmış gibi. Resimdeki renkler; sarı pembe, siyah, turuncu... Kağıdın gölgesi, ressam boyamış.

    Kusursuz Görüş

    Gözlüklü bir maymun var. Kaplan, maske, kaplan gözü, Boya, bir de gözlük kullanılmış. Maske var. Mayun ve bir gözlük. (yapıtta kullanılan malzeme farkına dikkat çekilmek isteniyor) Birinde maske takmış, birinde gözlük takmış. Gözlük görmesini rahatlatır; ama maske rahatlatmaz. Kaplanın ağzının altı kadın dudağı. ( Neden bu isim? ) Çoğunlukla göz var.

    Gece Yarısı Mavisi

    Kapı ve zincir var. Adamın birisini kilitlemiş gibi. Kapının arkasında özel şeyler olabilir; altın gibi. Hiçkimsenin öğrenmesini istemediği bir şey olabilir, gizli bir harita mesela. Gerçek bir kapı değil aslında. ( Bir kapı resmi) (Neden bu isim?) Çünkü gece yarısı böyle mavi olur. Hem siyah kullanılmış, hem de gece yapmış. Siyah bir de mavi olduğu için.

    Sünnetçi

    Kapılar var, bunlar asansör kapıları olabilir. Numaralar var. Sarı kutular var. Harita gibi bir şey var. Pepsi var, sigara var.

    Ölü Et

    Bir evin kapısı olabilir, o yüzden numaralandırmışlar. Açık değil, çünkü kilitli. Sahibi kilitlemiş. Yazı yazılmış, sokakta dolaşan kişiler ev sahibi bir yere gidince yazı yazmışlar. ( Renkler?) Yeşil, gri, siyah... Fısfıs boyayla yapılmış.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Bir köy var burda. Üç kadın var. ( Köy/şehir?) Şehirde yollardan arabalar geçer, köyde de geçer ama daha az. Şehirde taarla olmaz, bu yüzden köy burası. (Hiç köy gördünüz mü?)
    Cansu: Evet, Serdar: Hayır. Deniz var. Yürüyen adamlar var.

    (Sizce bu kadınlar birbirlerini tanıyorlar mı?) Çocukluklarından tanışıyor olabilirler. Kardeş de olabilirler, birbirlerine benziyorlar. Arkadakinin saçının rengi farklı ama o da diğerlerine benziyor.

    Evin çatısında duruyor olabilirler. Bir evin balkonu olabilir; çünkü duvar var.
    İki kadın bize bakıyor, ötekisi başka yöne bakıyor. ( Profil nedir, örnekleniyor.)

    Filiz Tokcan

    Hiçbir derdi yokmuş gibi, her sabah yaptığı gibi bakıyor. Birisini bekliyor olabilir. Evin içi karanlık. Evde başka kimse olabilir ama resimde yok, yüzü görünmüyor. Kadınlar biraz uzun giyerler, ordan anlıyoruz. (Kadın olduğunu) Biraz yamuk durmuş; ordan anlıyoruz. Erkeklerin saçı kısa olur.

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    İkisi de kadın, ama arkadaki suya girmiş, suda yürüyor. Elinde bir şey var.
    Sarı gibi saçları var öndekinin; erkeklerin çoğunda değil de azında sarı saç oluyor. Beli ince, göğüsleri var.
    Arkadaki siyah renkler balık olabilir. Sıçrıyorlar; sıra sıra geçtikleri için daire olmuş. Rüzgar olabilir.

    Arzu Başaran

    Hiçbirşey anlamadım. Bir duvar olabilir. Her renge boyanmış. Ay olabilir.
    Mavi olsaydı şelale olacaktı ama mavi değil. Bir göz var. Burun var. Dudakları var. Bence bir kadın; yüzündeki şeyler dökülüyor.
    Mutsuz bir kadın; gülmüyor. Sanki ağlamış da ağzının yanında bir damla var. ( Etiket okuması)

    Şükriye Dikmen

    Bence bir çingene çünkü çok fazla esmer. Bir de çingene gibi giyinmiş, kolyelerini de beğenmedim. Ben olsam daha güzellerini takardım. ( Kaç yaşlarında?) Bence emekli elli yaşında olabilir.

    Şükriye Dikmen / Turuncu Elbiseli Kadın

    ( Kaç yaşlarında?) 29 Yaşında olabilir, 30 yaşında olabilir. Bu kadın daha genç. Bir yere gitmiş poz veriyor. Bence evinde, yerde duruyor ( mekan okuması), çünkü çizgi var. Manken olabilir, fotoğraf çektiriyor gibi. ( Renkler? ) Turuncu, sarı, siyah, ten rengi...

    Şükriye Dikmen

    Birisini bekleyen bir kadın. Biraz genç, biraz yaşlı; orta yaşlı. Bir dergide çalışıyor olabilir. Bir kadın dergisi. Dergi için resim buluyor. 55 yaşında, emekli olmuş da olabilir. Bence çalışmıyor şimdi. ( profile gönderme)

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    (Gözler kapalı anlatım ) Kaplan var. Hayvanlar çok yorulunca dillerini çıkarırlar. Kaplan bu yüzden yorgun. Yarışıyor gibiler. Kaplan, atı yakalamak istiyor, kadın da. Kaplan elbiselerini yırtmış olabilir, o yüzden çıplak.
    Evde uyurken kaplan gelmiş, o yüzden çıplak. Kulübede oturuyor. Atın boynuzu var; eskiyi anlatıyor olabilir; şimdi olmadığına göre eskiden vardır. ( At için: ) Kitap okurken bulmuş, ilgisini çekmiş olabilir. Masallardan okumuştur.
    Kadın mutlu değil, normal. Heyecanlı. İlk önce korkmuş, sonra kaçışırken heyecanlanmış.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Evde uyuyormuş. Tarlada, çünkü arkası yeşil. (Koyu / açık) Arka tarafı koyu, gölgesi düşmüş birşeyin. ( Etiket okuma)

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Bir kız çocuğu, ağlıyor. Evde, yıkılabilecek bir evde. Kıyafetleri farklı. Köyde yaşıyor çünkü şehirde daha spor giyilir. Pembe bir tişört giymiş, bacağını sokunca şuraları bol pantolon ( şalvar : ) giymiş. Çorabında çiçekler var.
    Üzüntülü, en sevdiği oyuncağını kaybetmiş. Elini şöyle yapmış, ordan anlıyoruz. Bence sekiz yaşında. (Etiket okuma.)

    Eğitmen: Saliha
    5 Öğrenci / 5. sınıf

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    (Mesafe ayarlama, etiket okuma)
    Köylü kızı, kıyafetinden anladım. Boynu bükük olduğundan, üzgün. Ressamla tanışıyor olabilir. (Kız resimde nerde?) Çerçevenin içinde! Atölyedeler, kız ressama poz vermiş.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    (Etiket okuma)
    Bu daha canlı, kadın atla gidiyor, kaplan da arkasından.
    (Bu kadın bugün de görebileceğimiz bir kadın mı?) Belki, ama ben görmedim. Eski zamanlardan olabilir. Kadın, arkasında at, onun da arkasında kaplan var.
    (Eyüboğlu, karşılaştırması, boya ve fırça kullanımı farkları)

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Bir kadın var. 15-20 yaşlarında olabilir. Atölyede poz veriyor gibi. Ormanda olabilir. Yeşil bir duvara dayanıyor olabilir. ( Ruh hali? ) Canı sıkkın gibi. (Ressam tanıyor mu?) Tanımasa yapamaz ki, karısı galiba.

    Şükriye Dikmen

    (Grup farkettirme) Kadınlar birbirlerine benziyorlar mı? Evet, en çok gözleri benziyor. ( Portre nedir?) Evde olabilir. (Yere basıyor mu? ) Basıyor, ayakları duvardan uzak.
    (üslup) -sert çizgiler, deformasyonlar-

    Arzu Başaran

    Elleri başında bir kadın var. Göz var. Mutlu bir kadın mı? Mutlu. Kadını tanımıyor ressam. Kendisi de olabilir. (malzeme kullanımı)

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Bir kadın. Kucağında bebeği var. ( ön-arka ilişkisi) Bir kadın ve bir çocuk var. (renkler?) Belki altı turuncu olabilirdi. (Kadın çıplak olabilir mi?) Göremediğimiz için bilemiyoruz.

    Filiz Tokcan

    Düşüncel ibir kız var. Pencerenin önünde duruyor. Belki sevgilisi orada oturuyordur, o da ona bakıyordur. (renkler?) kahverengi, sarı, yeşil... Hava güneşli, ama içeri güneş girmiyor.

    Ortak nokta : Kadın.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    (Etiket okuma) (Daha önce Nuri İyem resmi gördük mü?, benziyorlar mı? ) Gördük, ama bu daha değişik. (üslup farkı) (Nasıl bir yer burası, resimde neler var? ) Bir köy. Bir deniz var. Köy adamları var, su taşıyorlar. Balkon gibi biryerdeler, Birbirlerini tanıyor olabilirler. (Ruh halleri?) Normaller.

    Burhan Doğançay

    Ölü Et

    (Doğançay kim?), (kolaj nedir?) (Nasıl bir yaerin kapısına benziyor?) Bodrum kapısı olabilir. Kömürlük olabilir. Bir evin ya da işyerinin kapısı olabilir; numarası var.

    Sünnetçi

    (Etiket okuma, yüzey etkisi, doku)

    Gece Yarısı Mavisi

    Kapı, ama değil; kapı resmi. Hazine kapısı olabilir. Kullanmadığı bir yerin kapısı olabilir. ( Resmi siz yapmış olsaydınız, adını ne koyardınız?) "Mavi Renkli Kapı", "Kapı".

    Kusursuz Görüş

    (Bu resimde neler var?) Gözler var. Kaplan, baykuş, terörist, at gözleri. Düşmana bakıyor gibiler. Buradaki kıvrılmış kağıtları, ressam boyayla yapmış.

    Kalbinle Duy

    (Resmin ortasındaki gerçek kağıt mı?) Hayır, ressam çizmiş. (Resmin adı sizce ne olurdu?) "Karmançorman."

    Duvar 71

    (Burhan Doğançay ve duvarlar) Gölge yapmış, o yüzden bazı yerleri koyu. Hep aynı renkleri kullanmış.

    Buz Hokeyi

    Ricky Martin'e benziyor, kitaplardaki gibi sanki, o çizmemiş, yapıştırmış. Bir duvara benziyor. Dedemin garajına da yazmışlardı, sprey boyayla. Afişler yapıştırıp, yırtmış.

    Barbra

    Cin Ali gibi yapmış. ( Sizce yapamadığı için mi? ) Ama bilmeseydi öteki resimleri de yapamazdı.

    25 EKİM 2004
    Aziz Nesin Vakfı / 2. Sınıf
    Eğitmen: Saliha

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Köyde yaşıyor, fakir bir yer, kıyafetlerinden anladım. Kötü, üzgün görünüyor. Üzüntülü, yüzü asık. ( Neden üzülmüş olabilir? ) Fakir oldukalrı için üzgün olabilir. Sınavdan bir almıştır. Şehirden ayrılmak istemiyordur.
    ( Nasıl bir yerde oolabilir?) Köyün bahçesinde, çimen var çünkü. Üzülüyor, evine gidiyor. Köyü bir turlamıştır. ( Sizce adı ne olabilir? ) Eren Eyüboğlu, Fatma, Ayşegül...

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    ( Etiket Okuma) Resimde, at var, insan var, zebra var, kaplan. İnsanın saçı kırmızı, ata "koş" diyor; at da koşuyor. Yarış yapıyorlar. Burası, bir orman olabilir, at çiftliği olabilir. Atın üstündeki, iyi bir insana benziyor. Heyecanlı, çünkü yarışıyor. Sinirli.
    (Ressam bu resmi neden yapmış olabilir? ) Süs olsun diye, kendini denemek için, bir yerden görmüştür.
    Boynuzu var, o zaman bu at değil! O boynuz değil, kılıcı. Masallardan duymuş olabilir.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    (Etiket Okuma) Kız var, yatıyor. Dışarda bir yerde. Bence evinde yatıyor, meydanda öyle çıplak yatılmaz ki! Denizde güneşleniyor. Odasında uzanıyor. Karanlık bir yerde. Işıkl kızın üstüne düşüyor. Kızın saçları sarı, gözlerini kapatmış uyuyor. Belki elbisesi yoktur. Bence çıkartmış, rahat yatamıyordur. Elbisesi kirlenmiş, makinası yokmuş, sular da kesikmiş, yıkayamamış.

    Şükriye Dikmen

    (Benzerlik?) Üçü de kız. Hepsini aynı ressam yapmış, okudum çünkü. Birbirine benziyor. Suratları aynı, dudakları aynı. ( Renkler? ) turuncu, mavi, yeşil, siyah....
    (Kaç yaşında?) 18 filan. Genç ama saçları beyazlaşıyor, o yüzden 25. 48.
    (Ne iş yapıyor?) Temizlik yapıyor. Bir şey dikiyor. Bence kolay bir işte çalışıyor çünkü hiç yorulmuş görünmüyor. Öğretmen bence.
    (Nereye bakıyor?) Bana bakıyor. Bana da bakıyor. Belki ressam kendine baksın diye ayarlamıştır. Belki komşusunun evine bakıyordur.

    Turuncu Elbiseli Kadın

    (Renkler?) Turuncu, kahverengi....
    (Yaş?) 22, 10, 24
    (Ne iş yapıyor?) Belki bahçede çalışıyordur. Ev hanımıdır. Belki dişçi doktorudur. Hemşiredir. Doktor olamaz çünkü doktorlar beyaz giyer.
    (Nerede olabir?) İstanbul'da Ankara'da Esenyurt'ta

    32 Yaşında. Temizlikte çalışıyor. Biraz mutsuz. Altın satıyor olabilir, çünkü kolyesi var.

    (Bağlantı) Hepsi kız, hepsini aynı ressam yapmış. Hepsinin küpesi var. "Şunların yok ki!" Onların da var ama saçlarından görünmüyor. Hepsinin dudakları aynı.

    Arzu Başaran

    Yağmur yağıyor. Kötü bir şey, o yüzden karalanmış. Kalp yapmış, ama yanlış yapmış. Dondurma var. İnsanvar, gözleri var.
    (Kimin yüzü olabilir?) Arzu Başaran'ın, benim yüzüm.
    (Mutlu mu? Üzgün mü?) Bence çok üzgün, o yüzdedn tam göstermemişler. Palyaço gibi, vurulmuş, burası kanıyor, ya da biryerden düşmüş.
    (Boyayı nasıl kullanmış?) Yamuk yamuk, bütün renkleri karıştırmış, boyaları fırlatmış. Çok boya kullanmış. Boyayı ıslak sürmüş o yüzden boya akmış. Pastel boya kullanmış, üzerini bir daha boyamış.
    (Dikmen'le karşılaştırma)

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Bir tavşan var. Köpekbalığı var, yüzüyor. Yazıyı çok farklı yazmışlar. Şurda sanki ayı var, yavrusunu taşıyor. Bir kızla, bir canavar varmış, suları boyamışlar. Deniz var, çünkü mavi boyalı.
    (Yapıt içi teknik)

    Filiz Tokcan

    Kapıdan çıkacak, gömleğinin düğmelerini ilikliyor. Arkadaşlarıyla top oynamaya gidecek. Bir kız var. Bir şeye üzülmüş, kafasında büyütmüş. Erkek var, saçları şuraya kadar, dışarda birine bakıyor. Kız çok üzgün, yüzünü göstermemek için camdan bakıyor.
    (Nerede?) Evinde. Komşusunda, komşusu ona kahve hazırlıyor, o da camdan bakıyor.
    (Mutlu / Üzgün?) Annesini bekliyor, bir yere gidecekler, o yüzden mutlu. Kafasını eğmiş, o yüzden mutsuz, annesi gitmiş.
    (Evin içi?) Bence karanlık, bence normal, camdan içeri ışık geliyor.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Fakir insanlar var. Köyden gelmişler. Birisi zengin, diğer ikisi fakir, çünkü onda altın var. Göllü bir köy. Deniz, dağlar, çiçekler, ağaçlar var.
    Arkada iki erkek var. Biri erkek biri kız da olabilir. Torba taşıyorlar. Torbalarda elma ya da başka bir şey var. Çarşıdan gelmişler, balık almışlar.
    "Abla burada bir şey yazıyor?" (İmzayı gösteriyor.) (Etiket okuma)
    Birbirlerini tanıyorlar. Köydeki insanlar birbirlerini tanır.

    Burhan Doğançay

    Gece Yarısı Mavisi

    Onun içinde çok gizli bir şey var. (Gerçek bir kapı mı?) Tahtadan, gerçek değil.
    (Ressam neden bu adı vermiştir?) Akşam yapmıştır, akşam mavi oluyor ya, onun için. Mavi rengi sevdiği için.
    Süs olsun, çocuklar beğensin diye yapmış ressam. Düşmesin diye kilitli. İçerde çok güzel bir resim var. Çok güzel bir şey var.

    Kusursuz Görüş

    Gerçek gözlük var. Burada bir şey var, kesip yapıştırmış. Maymun gözleri var. Maymun kılığında insanlr var. Bize bakıyorlar.

    Buz Hokeyi

    İngilizce yazılar var. İnsan var, kağıt var. Renkli renkli boyalar var.
    (Burası nerededir?) Amerika'da. Hayır İstanbul'da. Resim Türkiye resmi ama, adam İngiliz. Şuralar duvar. Bence duvar yıkılmış, adam da altından bakıyor.
    (Siz olsanız resmin adını ne koyardınız?) "Amerika", "Cumhuriyet Bayramı."

    Eğitmen: Saliha
    Okul: Doktor Sadık Ahmet İlköğretim Okulu
    3 Öğrenci / 4. Sınıf

    Filiz Tokcan

    (Etiket okuma - mesafe ayarlama)
    Pencereden bakan birisi var. Dışarıya bakıyor. Aşağıya bakıyor. Kucağında bebeği var, ona bakıyor. Sehpaya benzeyen bir şey var. (Işık) Dışarısı daha açık, ışığından.

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Gölgeler var. Ne olduğu belli olmadığı için soyut. Penguenle, köpek balığı karışımı bir şey var.

    Arzu Başaran

    Göz var. Şurda yuvarlak bir şey var, kalp gibi. Canavar yüzü gibi bir şey var. Bebek var gibi salıncakta, ama soyut.
    (Teknik) Eliyle sürmüş gibi, şuraları da fırçayla. ( Spatula) Belki artan boyaları sürmüştür spatulayla.

    Şükriye Dikmen

    (Resimlerde benzerlik, karşılaştırma) Burada gerçek olabilecek şeyler çizilmiş. Şu ikisi birbirlerini tanıyor olamaz. Çünkü yzleri bembeyaz, hortlak gibi duruyor. Manken olabilir, poz vermiş. Öğretmen olabilir.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Bir kadın, poz veriyor. Şuraya ışık vuruyor. Belki orası görünsün diye orayı açık renk yapmıştır. Gece.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    At olsa olsa robot olur, çünkü atlarn boynuzu olmaz. Savaşa gidiyorlar, çünkü kadının suratında kızgın bir ifade var. Ormandalar, çünkü kaplanlar ormanda yaşar.
    (Hareket?) Hareket halindeler, kadının saçları uçuşuyor.
    (Boya karşılaştırması) Burada elleriyle yapmış gibi (İyem - Sarı Çıplak), burada bilgisayar gibi.

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Mutsuz görünüyor. Kaşları çatık. Yanlışlıkla birşeyi kırmıştır belki. Yalnızdır, üvey annesi ona bağırmıştır, o da odasına çekilmiştir. Köyde yaşıyor, çünkü şalvar giymiş. Belki, elini biryere çarpmış, üflüyor.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    (İyem resimleri karşılaştırması) İkisinde de kaın çizmiş, ama burda köylü kadınlar. Burada daha düzgün çizmiş, orada pek önemsememiş.
    Adamlar, köprü, kadınlar var. Kadınlar büyük, dev gibi görünüyorlar. (Neden?) Çünkü onlar önde. Önlerde büyük, arkaya gittikçe küçülüyor. TRT'de bir rssam çıkıyor ya, ondan duymuştum. (Perspektif) Bir keresinde, tepede gidiyorduk, karşısı çok küçük görünüyordu. Ama oraya gittiğimizde herşey büyüktü.

    Ortak Nokta : Hepsinda kadın var. Hepsini ressam çizmiş.

    Burhan Doğançay

    Kusursuz Görüş

    Biz resim dersinde, siyah birşeyleri resim kağıdına yapıştırmıştık. Leke çalışması yapmıştık. Ona benziyor. (Kolaj Nedir?)
    Kedi, kaplan, baykuş, insan gözleri var. Harry Potter'ın canavarının gözlerine benziyor. (Siz olsanız resmin adını ne koyardınız?) "Canlılar Alemi", "Gözler Dünyası"

    Kalbinle Duy

    Ortasına resim yapmış, kenarlarına kağıt yapıştırmış. Bir şey yansımış, kağıdın gölgeleridir. Kağıt resmi yapmış, kağıt yapıştırmış.

    Duvar 71

    Tişört üzerindeki desenlere banziyor.

    Buz Hokeyi

    Tuğla gibi boyamışlar, sonra poster yapıştırmışlar, sonrada yırtmışlar. Bizim okulun orda da var. ( Teknik-Doku) Badana boyasıyla yapmıştır. ( Etiket Okuma ) Belki sert fırçayla üstüne bastırmıştır.

    Ölü Et

    Camlı tahta, onun üzerine yazı yazılmış. Uzaktan tahta gibi görünüyor, demirler filan koymuş onlar gerçek. Bence evin içinde bir kapı, genç bir çocuğun odasının kapısı.
    Ama içerde olamaz, asma kilit var, kapının üzerinde numara var.
    Arkasında bir sandık olabilir, altın dolu bir sandık..
    Gecekondu kapısı olabilir. Bence şaşırtmak için yapmışlar, o yüzden yazı yazmışlar.

    Geceyarısı Mavisi

    Bence şato kapısı, bunun devamı var. Gizli bir şato kapısı. Çok zengin birinin kapısı bence. Nefes alabilmek için delikler açmış.
    (Siz olsanız bu resmin adını ne koyardınız?)
    "Sır Kapısı", "Zindan Kapısı", "Mavi Köşkün Kapısı"

    Sünnetçi

    Otobüse benziyor. Uçak da olabilir.

    26 EKİM 2004
    Eğitmen : Yasemin
    7 Öğrenci / 3. Sınıf

    Burhan Doğançay

    Ölü Et

    (Etiket Okuma) Kapı görüyorum, dükkan kapısı olabilir. Sahibi bence yaşlıdır. Kapının üstünde yazılar var. Kilit var. (87 ne olabilir sizce?) Kapının fiyatı. Ressamın yaşı.

    Sünnetçi

    Sayılar, kutular, reklamlar var. Sigara, Pepsi gazoz, harita gibi bir şey var. Sokağın adı yazıyor. Bizim bakkalda da var bunlardan. (Renkler?) Sarı, kırmızı, gri...

    Gece Yarısı Mavisi

    (Ressam neden bu ismi koymuş olabilir?) Gece olduğu için, çünkü mavi. Mağara kapısı olabilir. Eczacıbaşı'nın kapısı. Mesela, kullandılar, taşındılar.

    Kusursuz Görüş

    Göz var, maskeler var. Adam maske takmış. Kedi, köpek, yılan gözü, bebk gözleri de var. Hayvanların gözlerini anlatıyor. Kağıt, boya kullanılmış.

    Kalbinle Duy

    Kağıtlar var. Sanatçılar var. Gölge yapılmış.

    Duvar 71

    Sayılar var. Kağıt var. "F" Harfi var. Yıldızın yarım kalmış şekli var. Ayakkabı olabilir. Koyu yer, renk katmış, gölge yapmış.

    Buz Hokeyi

    İnsan görüyoruz. Kalp var, yazı var. Resimdeki adamı tanıtmak için yapmış olabilir.

    Barbra

    (Renkler?) Kırmızı, siyah, pembe, beyaz... Yarım ağaca benziyor. Yazı var.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Üç, köylü kadın var. Şurda iki alan var. Deniz, dağlar, evler var. Balkonda olabilirler, ya da dışarda. Komşu, arkadaş olabilirler.

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Bir kız var. Üzülmüş. (Renkler?) Kahverengi, sarı, pembe, yeşil....
    6-7 Yaşlarındadır. Evinde yaşıyor. Eski yıllardan kalmış gibi.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Kaplan var, kılıç var. At var. Kadın var.
    Boynuzlu at, ben gördüm, akşamdı...
    Denizdeler, köpekbalığından kaçıyorlar.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Bir kız var, yatıyor. Birisi onun resmini çiziyor. Belki de banyo yapıyordur. Uyumuştur. Ressamı tanıyordur, çünkü poz veriyor. Ressamın yaşadığı yerde olabilir. (Renkler, ışık)

    Şükriye Dikmen

    (Ortak nokta) Saçları aynı gibi. Gözleri benziyor. Hepsini aynı kişi yapmış. (Portre)
    Ayakta duruyor. Atölyede çalışıyor olabilir. Eczacı olabilir. Babasıyla yaşıyordur.

    Arzu Başaran

    Midyeyle yapılmış. Ağzı kanıyor. Akıyormuş gibi, boyalar dökülmüş. Göz var. Üç tane gözü var, canavar bu o zaman! Altta sanki ay var. Altta bir şey yazıyor: "Annem Babam 2000" ( İmza) (Etiket okuma)

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    İki kadın, denizdeler, yüzmek için. Borular patlamış, sular var. Canavarlar kavga etmişler. Konuşmalarını yazmıştır. Mesela canavar gelir, canavarın ağzından su akıyordur, dalga gelmiştir.
    (Siz olsanız resmin adını ne koyardınız? ) "Denizde Canavar ve Kız", "Denizdeki Canlılar"

    Filiz Tokcan

    Bir kadın var. Camdan aşağıya bakıyor. Annesi gidiyor, ona el sallamak için. Bebeği var. Üzgün, kardeşi öldüğü için canı sıkılmış. Belki kavga oluyor; ona bakıyor. Sabah olduğu için dışarısı açık renk yapılmış.

    Eğitmen: Pınar
    10 Öğrenci / 5. Sınıf

    Burhan Doğançay

    Buz Hokeyi:

    Birisine aşıkmış, "I Love You" yazıyor. Pastel kullanmış. Poster kullanmış, sonra yırtmış. İlanlar yapıştırılmış. Aslında duvar değil, değil mi? (Tuval)

    Duvar 71

    (Kağıt kullanmış mı?) Sanki yırtılmış gibi duruyor. İrinde kullanılmış, birinde kullanılmamış. Burhan Doğançay yapmış. 5 var, 6 var. (Gölge) Yırtık kağıdın gölgesi çok başarılı.

    Kalbinle Duy

    Kağıt var. Yırtılmış gibi. Gölgeleri var. Hiç belli olmuyor ki gölgesi. Burda tutkal kullanılmış. (Renkler?) Sarı, siyah, açık mavi...

    Kusursuz Görüş

    Yılan, gözlüklü bir maymun var. Kapalı bir kız var. Ninja. Yarısı maymun, yarısı insandan bir adam var. İnek var. Bize bakıyor olabilirler. Mesela yılan, yemini arıyor olabilir.
    Kaplan, düşmanına bakıyordur.
    Kağıt, yağlıboya kullanılmış. Rulo kağıtlar gerçek değil; boyanmış.

    Gece Yarısı Mavisi

    Gerçek değilmiş, gerçek gibi duruyor. Zincir var, gölgesini çizmiş. (Bu sefer gerçek ama, ressam yapmamış) Yasak bir yer var. Birisi tuvaletini yapıyordur. Kapının arkasında aslan olabilir. Cami kapısı olabilir. Kapı açılmıyor.

    Sünnetçi

    Barbara değil, Malboro. Duvar var. İlanlar var.

    Ölü Et

    (Gerçek bir kapı mı?) Hayır, sadece cam gerçek. Kömürlük kapısı. Eski bir kapı. 87. Ev. Külüstür bir ev. Bir cadının evi. Burhan Doğançay'ın evi. Evde değil. Pis serserilerin işi bu, kapıyı onlar boyamış, sprey boyayla. Delik deşik yapmışlar kapıyı

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Taralar, ağaçlar, evler, köylü kadınlar var. Yolda iki adam var. Deniz var, tarla var. Uzakta bir kulübe var. Ağaçların yaprakları olabilir. Duvar var. ( Kadınların arasında bir bağ var mı?) Hepsi de çirkin, kardeş olabilirler. (Profil)

    Filiz Tokcan

    (Gözlerinizi kapatıp, kendinizi resimdeki kişinin yerine koyun.)
    Evdeyim. Camdan atlamak üzereyim. Gecekondudayım. Camdan bakıyorum. Camdan bakıp ağlıyorum. Camdan atladım, hastanedeyim, dikiş atyıorlar. Evin yüksekliğine bakıyorum, atlayacam da. Kocamı öldürdüm, mutluyum!
    (Renkler ve ruh hali bağlantısı)

    Arzu Başaran

    Adamın dişleri var. Gözü patlamış. Boyaları fırlatarak yapmış. Resmi bir şeye benzetemediği için isim koymamış.

    Şükriye Dikmen

    (Bağlantı) Üçü de kadın. Hepsini aynı ressam yapmış.
    Sadece bu resme isim koymuş, diğerlerine gerek duymamış.
    (Renkler)

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Kadını soymuşlar, kadın da atla kaçıyor. Yarış yapıyorlar. Ormandalar. Afrikadalar. Kendisi soyunmuştur, kendi kendisini çizmiştir.

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Babası ölmüş. Sevgilisi aldatmış. Boynunu eğmiş. Soluk renkler kullanılmış.

    27 EKİM 2004
    Eğitmen: Hüseyin
    Okul: Altançeşme İlköğretim Okulu
    15 Öğrenci / 5. Sınıf

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Ailesi okula yollamadığı için üzülmüş. Uzaklarda bir köyde yaşıyor, oralarda ağaç olmadığı için üzülüyor. Yaramazlık yapmış, annesi odaya kapatmış, o yüzden üzgün. Issız, tenha bir köyde yaşıyor. Yüzündeki renk bağdaşmasından üzgün olduğu anlaşılıyor. Ailesinin ve arkadaşlarının kişiliğini beğenmiyordur. Arkadaşlarıyla iyi geçinemediği için üzgün olabilir. Ailesi ona kırgın olabilir. Yalnız yaşıyor, ailesi yok, o yüzden üzgün. Köyde yaşıyor, ailesi zorla evlendirmiş, hamile kalmış olabilir, o yüzden üzgündür belki. (Renkler? Etiket okuma)

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Kaplan, at, kadın var. Biraz hırslı görünüyor. Birini yenmeye çalışıyor. Atıyla, yurdunu kurtarmak için savaşa gidiyor. Kaplan savaşta yardımcı olabilmesi için olabilir. Bazı insanlar, onun özgürlüğünü kısıtlamış, onlara kızmış, onlarla savaşa gidiyor. Kadın hırslı olduğu için kaplanla yarışıyor. İnsanların evlerini düşmanlardan koruyor. Eski insanlara benziyor. Arkasında kötü insanlar var, onlardan kaçıyor. Yarış yapıyorlar.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Soyunmuş bir kadın, resim çizdirmeye gitmiş. Kadın kendisini serbest bırakmış. Evini basan adamlar var, onlardan kaçıyor. Şöhret olmaya çalışıyor. Kendinden emin görünüyor. Herkese sözünü geçirebileceğini sanıyor ama haksız çıkacağını bilmiyor. Mankene benziyor. Eskiden insanlarda eşya olmadığı için bu resmi çizmişler. Kendisini çok kasıyor. (Batıbeki ile karşılaştırma.)

    Şükriye Dikmen

    Üçü de kadın. Üçü de poz veriyor. Hepsi manken. Normal kadınlardan farklı. Bacaklarında siyahlar var. Biraz yaşlı gibi. Gözlerinin altında torbalar var. Sinirli gibi. Dirsekleri üçgen. Parmakları da biraz tuhaf. Hostes ya da manken olabilir. Boynu çok uzun. Gözleri de şaşkın. Kardeş olabilirler (portre). Kendisini şöhret yapmak istiyor. Kaşları aynı, gözleri çok benziyor. Birisinin burnu yamuk. Üçü de aynı kadın; biri genç hali, biri orta yaşlı hali, diğeri de yaşlanmış hali.

    Arzu Başaran

    Karışık bir resim. Bazı yerleri damlayla yapılmış. Kalp şekli var. Ben anlamadım. Gözünden kan akan bir insan var. Savaşa girmiş. Değişik renkler yapmış. İnsan yüzü var, hafiften gözleri görünüyor. Çok fazla boya kullanılmış. Renkleri çelişkilendirmişler, pürüzlü yapmışlar. Adamın yüzü biraz yamuk, çok belli olmuyor. İplikle şekiller çizmişler. (Siz olsanız, resmin adını ne koyardınız?) "Atatürk'ün Savaştan Çıkışı", "Dört Beş Rengin Karışımı", "Ebruli Renkler", "Savaş Anından Çıkmış İnsan".

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Karamsar bir şey. Bir kadın ve erkek arasındaki bir şeyi anlatıyor (yazı). Aşık olabilirler, işarkadaşı olabilirler, ölmüş olabilirler. Çöl olabilir. Yazılar mektup olabilir. Siyah gruplar var, balığa benziyorlar. Biri kadın, biri erkek, çölde su arıyor olabilirler. İlkçağda toprak parçaları ayrılıyor, iki insan da bu yüzden zoraki olarak ayrılıyorlar; yazılar da aralarındaki konuşmalar. Birisi kadın, diğeri erkek, kadının kucağında bebeği var. Birisi insan, diğeri kuşa benzziyor, gagası var. Göl gibi bir yer.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Kadınlar var. Köyde yaşıyorlar. Köylerde topladıkları şeyler için "toplamayalım, toplantı yapalım" diyorlar. Yürüyen adamlar var. Dağlar, denizler var. Muhtar hakkında konuşuyorlar. Şaşkınlıkla sebzelere bakıyorlar, sebzeleri ne yapacaklarını düşünüyorlar. Üç kadın da kardeş, hepsi birbirine benziyor. Arkada dağlar, deniz, arsalar var. Arkadaki adamlar tarladan geliyorlar. Kuşluk vakti. Kadınlar meyvelerı toplamış, arkadaki adamlar da bu meyveleri almaya geliyorlar. Padişahın kızları olabilir çünkü yukarda duruyorlar. Muhtarın kızları olabilir, bulundukları durumdan memnun değiller; suratları asık. Büyük bir evin balkonundalar. Arkadaki adamlar balık tutmuşlar. Kocaları iki kişinin özgürlüğünü kısıtlıyor, çalışmalarına izin vermiyor. Diğer kız da haksızlığa paye vermeyen birine benziyor. Ne yapacaklarını düşünüyorlar.

    Eğitmen: Nilay
    Okul: Neslin Değişen Sesi
    10 Öğrenci / 6. Sınıf.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Kadına bir görev verilmiş, onu yapmaya gelmiş. Hepsinin ağzı açık. Gökyüzündeler. Sonsuzluğa gidiyorlar. Gökyüzü Tanrıçası. Hayvanların dili ve kadının saçı aynı renk.

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Kız var. Cumhuriyet olmadığı için üzülüyor.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Karanlık bir yer. İşkence yapmışlar. Üzerinde kıyafet yok, poz veriyor. Cansız gibi, belki mumya olabilir. Toprağın altında gibi, belki Toprak Tanrıçası olabilir.

    Şükriye Dikmen

    Zengin birisi; saçlarını yaptırmı, iki kolyesi ve küpeleri var. Heykel gibi, kaşları biraz garip. Boynu uzun, hem gülüyor, hem ağlıyor gibi. Üçünü de aynı resam yapmış olabilir. Ortadaki kadın iş kadını olabilir. Manken, öğretmen, model, olabilir. Evde, stüdyoda, film çekiminde. Köyden gelip okumuş bir insan gibi. Üçü de aynı kadın, estetik ameliyat yaptırmış. Gülümsüyor, güzelliğini düşünüyor, eskiden daha çirkinmiş, şimdi güzel. ( Neden uzun boyunlu?) Ressamın tarzı olabilir. Bu kadın şaşı gibi biraz, bir gözü ortada, bir gözü sola kaymış.

    Arzu Başaran

    Kaza geçirmiş birisi gibi. Çöldeki toprak olabilir. Birisi ölmüş.

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Kadın, kucağında penguen var. Marmara denizi olabilir.

    Filiz Tokcan

    Bence yüzü kötü durumda, yüzünü saklıyor. O yüzden camdan bakıyor; unutmaya çalışıyor. Kahverengi tonlar ağırlıklı.

    Eğitmen: Nilay
    Okul: Doktor Haydar Aslan İlköğretim Okulu
    3. Sınıf

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Üzülmüş gibi. Vazo var, kırılmış, ona üzülüyor. Dua ediyor. Bir saray varmış, oranın hizmetçisiymiş. Yiyecek birşeyler aramaya çıkmış, bulamamış. O yüzden üzgün. Sindrella gibi babası ölmüş.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Bir at var. Üstünde bir kadın var. Zebra var. Askerler geliyor. Kadın da atıyla savaşa gidiyor. Bir yerde mahkumdur, oradan kaçıyor. İşkence yapıyorlarmış, onlardan kaçıyor. Eski hayvanat bahçelerinde olabilir. Eskiden atlar hep böyleymiş, savaşa gittikleri için; o yüzden boynuzlu bu at. Bunların kanları da mavi olur. Issız bir sokakta, gece vakti. Bence orman. Görünmemek için gece gidiyorlar. Yakalanırım diye korkuyor. Kızgın. Bu zebranın arkadaşı varmış, o gitmiş; ona üzülmüş. Öbür arkadaşlarıyla, onun peşine düşmüş. Çita ya da jaguar da olabilir. Kadın cesur görünüyor.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    Bence modacı. Çıplak bir kadın. Aslında üstünde bir şey var ama çıplakmış gibi çizilmiş. Karanlık bir yerde. Evinde kadın, ışıkları kapatmışlar. Sarı gibi olan yer kadının üstü; açık yer. (Batıbeki karşılaştırması, doku) Burda renkleri karıştırmış ve vurarak yapmış (İyem), burda da fırçayı sürerek.

    Filiz Tokcan

    Babasıyla çocuk biryere gitmişler, onları bekliyordur. Çocuk, annesini bekliyordur. Çocuğu yeni okula başlamıştır; o da duygulu bir şekilde, camdan ona bakıyordur. Çocuğu eve geç kalmıştır; "gidip arayayım" diyordur. (Renk, duygu)

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Bir kadın var. Gorile benzeyen bir şey var. Burası bir otel, yazılar da otelin bölümlerini anlatıyor. Burası havuz.

    Arzu Başaran

    Bir kasap olabilir, et kesmiştir. Güneş batımındaki renklere benziyor. Renk karışımları var. Sıkılmıştır, değişik şekiller yapmak istemiştir. Çölde insanlar ölmüş, çürümüşler, baksana! Güneşin yakınlarında bir savaş olmuştur; orda birbirlerini öldürmüşlerdir.

    Şükriye Dikmen

    Bu kadın, belki markette birini görmüştür; erkek (birini), ona baktığı anlaşılmasın diye yan yan bakıyordur.

    28 EKİM 2004
    Eğitmen: Koray
    Okul: Doktor Sadık Ahmet İklöğretim Okulu
    7 Yaş / 10 Öğrenci
    (Notlar Nilay tarafından tutuldu.)

    Eğitmen: Koray
    Okul: İnönü İlköretim Okulu
    5. Sınıf / 10 Öğrenci
    (Notlar Nilay tarafından tutuldu.)

    Eğitmen: Koray
    Okul: Kıraç İlköğretim Okulu
    2. Sınıf / 11 Öğrenci
    (Notlar Sonat tarafından tutuldu.)

    29 EKİM 2004
    Eğitmen: Koray
    Okul: Karma grup
    9-10 yaş / 10 öğrenci
    ( Notlar İrem tarafından tutuldu.)

    Eğitmen: Koray
    Okul: Karma grup
    9 Yaş / ....
    ( Notlar Filiz tarafından tutuldu.)

    30 EKİM 2004
    Eğitmen: İrem
    Okul: Güngören İlköğretim Okulu
    11 Yaş

    Burhan Doğançay

    Barbra

    (Etiket Okuma) Bir kız var. Kolaj yapılmış. (Renkler) (Nasıl? Neşeli mi, üzüntülü mü?) Renkli bir kız -neşeli mi sorusuna-. Sevinçli görünüyor. Ressamın kendisi olabilir.

    Buz Hokeyi:

    (Karşılaştırma Barbra ile) İkisinde de afiş var. İkisi de renkli.
    Duvar var. Tuğlalar var. Bir evin duvarı olabilir. Ressamın kendi evinin duvarı olabilir. Amcamların ordaki duvara benziyor. Tuğlaları yaparken pastel boya kullanmış. Afiş yapıştırılıp, yırtılmış.

    Duvar 71

    Yırtık. Aynı kişinin resmi. Kağıdın gölgesi var. "5", "b", "6" var.

    Kusursuz Görüş

    Bu da Doğançay'ın resmi. Maymuna gözlük takmış, insanların ilgisini çekmek için.
    (Resmin adı neden "Kusursuz Görüş" sizce?) Hep gözler var. Hayvan gözleri, insan gözleri, kısacası canlıların gözleri. (Siz olsanız resme ne ad verirdiniz?) "Göz Dünyası", "Canlıların Tanıtımı".

    Ölü Et

    (Bu gerçek bir kapı mı?) Gerçek. (Tuval besi fark ettiriliyor) Değilmiş. İlgi çekmek için yapmış olabilir. Bir gecekondu kapısı olabilir çünkü gecekonduların bazıları tek katlı oluyor ya, kapıları da küçük olur. Terkedilmiş bir kömürlüğün kapısı. Kullanılmayan bir yerin kapısı.

    Sünnetçi

    Aynı kişinin resmi. Adres var, haritada adres çizilmiş. Fincancı Sokak'ta olabilir. Taş olabilir, çimento gibi. Bezin üstünde boya var. Kapı numarası var. Koyudan açığa doğru gidiyor -sarı-. Haritada binaları göstermek için yapmıştır. Mesela bakkal olabilir.

    Gece Yarısı Mavisi

    Arkasında hazine var, çok kilitlenmiş. Kullanmadığı eşyaları koymuş olabilir. Bir okulun kapısı olabilir. Kömürlük kapısı olabilir. Mühürlenmiş bir kapı. Eşyalar kapıya dayanmıştır, kapı yıkılmasın diye zincirlenmiştir. Kapı mavi olduğu için bu ismi vermiş.

    Nuri İyem / Köylü Kadınlar

    Kadınlar var. Süt taşıyan adamlar var. Gölden ya da ahırdan geliyorlar. Buğday taşıyor olabilirler. Bunlar köy kadınları. Sevinçli. Biraz hüzünlü gibi. (Resimde en çok hoşunuza giden şey?) Dağlar.

    Nuri İyem / Sarı Çıplak

    (İkisi arasında ne fark var? -Köylü Kadınlar-) Bu kadın Türk, onlar köylü. Belki burası da köydür, kadın yıkanıyordur. O resim daha düzdü, bu pütürlü. Guaj boyayla yaptıysa, çok guaj sürmüştür. Kadın duvara yaslanıyor. Karanlık bir yer. Belki poz veriyordur. Üstüne ışık düşmüş. Üstüne yarım tişört giymiş olabilir.

    Kezban Arca Batıbeki / Atlı Kadın ve Kaplan

    Boynuzlu at var, eski devirlerden kalmadır.(Nuri İyem / Sarı Çıplak'dan) Boya farkı var, burda boya daha düz sürülmüş. Kaplanı yakalamaya çalışıyor olabilir. Hareketli. Saçları uçuşuyor. Atın ipini çok sıkı tutuyor. Atın tüyleri dikleşmiş. Orman olabilir. Arkası duvar olan açık bir yer, olabilir.

    Eren Eyüboğlu / Boynu Bükük Köylü Kızı

    Pürüzlü bir resim. Renkli bir resim. Köylü kızı, köylü elbiseleri var. Fakir olduğundan üzgün olabilir. Dersten zayıf almıştır. Köy yerinde okul olabilir ama böyle giyinen bir kız okula gitmiyordur; bu yüzden üzgün olabilir. Lamba, mum sandalye, vazo. Saçları kadının tarladan topladığı çiçekler olabilir. (Siz olsanız resmin adını ne koyardınız?) "Hüzünlü Çoban"

    Filiz Tokcan

    Sevgilisine bakıyor, belki küsmüşlerdir. Kucağında bebeği var. Üzgün çünkü boynu bükük. Düşünüyor olabilir, uyuyakalmış olabilir. (Renkler-Duygu) Koyu renkler kullanıldığından karamsar. Ev olabilir, otel olabilir. Güneş vuruyor, içerisi soğuk olduğundan camı açmamış. Yaz resmi, çünkü dışarısı beyaz. İçerde ışık yok, o yüzden karanlık renkler kullanmış. Böyle perde zenginlerin evinde olur. Masanın üstünde cam var, ışığı yansıtıyor.

    Bedri Baykam / Soyut Çıplak

    Çocuğunu tutan bir kadın var. Bakan gözler var. Yarasa var. Fare. (Kendi aralarında ; "Havada fare olur mu?", "Helikopterdedir" "Helikopterde fare ne arasın?") Deniz var. Deniz değil, çünkü kadını yürüdüğü yer boş. Boya fazla kullanılmış. Kadının aklından geçen düşünceler yazılı olabilir. Çerçeve olabilir. Sinema olabilir. Kar olabilir. Bulut. Aklımızda tasarlamışız. Kolu yok, belki sakattır.

    Arzu Başaran

    Adam var. Kalp var, gözler var. Adamın burnu kanıyor. Ağlıyor olabilir. Saçları dökülüyor. Dişi kanıyor. Burası pütür pütür, burası düz. Deniz kabuğu olabilir. Kadının vücudu belki pütür pütür. Kanlı. Acılı. Kötü. Beğenmedik. Bir şey anlamadım. Burdaki rsimlerin içinde güzel değil, içinde fazla renk yok.

    Şükriye Dikmen Kadının boynu uzun, kolyesi var. Kolyenin taşı var, küpeleri var. Süslü bir kadın. Uykusuz, gözleri şişmiş. Normal. Düğünden önce annesinden ayrılacağı için ağlamıştır, o yüzden gözleri şişmiştir. Burnunun şurası yok. Küpelerinin birisi büyük, birisi küçük.
    Kolunu sivri yapmış. Saçları diğerinden daha düz. Saçlarıyla elbiseleri takım. Evde. Mağazada olabilir, evde ayakkabıyla dolaşamayacağından. Başparmağı yok. Omuzları dümdüz. Bu evleniyordu, bu evde oturuyor, o yüzden takı takmamış.
    (Etiketlere bakmamış olsaydık, hepsini aynı ressamın yapmış olduğunu anlar mıydık? ) Evet. Hep kadın. Keskin çizgiler kullanmış. Ölçüsüz.


    EĞİTİM ÇALIŞMALARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME

  • Eserlere verilen cevaplarda sosyo-ekonomik etkilerin fazla olduğu gözlemlendi. Eren Eyüboğlu'nun Boynu Bükük Köylü Kızı adlı resmi için, Nesin Vakfı'ndan gelen öğrencilerin tamamının "Bu kız neden üzülmüş olabilir" sorusuna; evi yok, parası yok, annesi ölmüş, gidecek yeri yok gibi cevaplar verirken, özel okul öğrencilerinin; bir istediği olmamış, şekerini kaybetmiş, oyuncağı kırılmış gibi cevaplar vermeleri dikkat çekiciydi.
  • Eserlerle kurdukları bağlantılarda, Kezban Arca Batıbeki'nin Atlı Kadın ve Kaplan adlı eserine, serseriler saldırmış, tecavüzcüler saldırmış onlardan kaçıyor, site kurmak için ormanları yok ediyorlar onlarla savaşmaya gidiyor gibi cevaplar vermeleri, Tülin Tokcan'nın eserine; kadın depresyona girmiş, akıl hastanesinde, intihar edecek gibi cevap vermeleri televizyon kültürünün çocukların hayal güçlerini birinci yoldan etkilediği sonucu çıkarıldı.
  • Çocukların hayal güçlerini kullanmakta küçük yaş grupları çok daha rahat ve yatarıcı olurken, yaş büyüdükçe verilen cevaplardaki realist yaklaşım ve hayal güçlerindeki daralma dikkat çekti.
  • Seçilen resimlerden özellikle Burhan Doğançay "Kapılar Dizisi" "Kusursuz Görüş", Kezban Arca Batı Beki "Atlı Kadın ve Kaplan" , Filiz Tokcan "İsimsiz", ve Eren Eyüboğlu "Boynu Bükük Köylü Kızı" çocuklar tarafından büyük ilgiyle karşılandı.
  • Eğitim çalışmalarının en güzel sahneleri çocukların eserlerinin sergilenmesi kısmında yaşandı. Hiçbir ayrım yapılmadan, yapılan tüm işlerin Eczacıbaşı Sanal Müzesi Standı çevresine asılması, çocuklara müthiş bir heyecan yarattı. Ayrıca çocukların yaptığı bu çalışmalar tüm sanat fuarı tarafından da ilgiyle izlenip, takdir topladı.
  • Eğitim çalışmaları bittikten sonra uygulama sırasında ayrı bir mekan yaratılmaması, uygulamanın ve eğitim çalışmalarının aynı alanda yapılması çalışmalara zorluk çıkardı. Uygulama için, çalışmaları aksatmayacak ayrı bir mekan yaratılması, bu sorunu ortadan kaldıracaktır.
  • Eğitim çalışmalarına katılan grupların sayısıyla, çocukların ilgilerinin dağılması aynı oranda arttı. Kalabalık gruplarda yeterli verim alınamadı. Eğitim çalışmaları sırasında gelen grupların sayısının sekizi geçmemesi çalışmaların verimini arttıracaktır.
  • Kadın İmgeleri Bölümünde uygulanması planlanan, " imgenin yerine geçme ve hayal kurma" çalışması, çoğunlukla uygulanmadı. Bunda, fuarın kalabalıklığı, ve gürültü kirliliğinin konstantre olmakta çıkardığı güçlükler etkili oldu. Bu çalışmanın müze için daha uygun olduğu gözlemlendi. Ayrıca bu tarz bir çalışma yapılırken, konsantre olmayı sağlamak amacıyla uygun bir müzik de kullanılabilir.


  • Geçen senelere göre katılımın çok daha fazla olduğu ve eğitim çalışmalarında yürütülen sistematik yaklaşım göze alınırsa, başarılı bir çalışma yürütüldü.



    Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik

    Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları
    Paneller | Bilgi & Haber | Site Haritası