Eğitim Projeleri  ) 

Sanal Müze Ofisi  


Konferanslar  

Seminerler / Paneller  

Resim Yapmayı Öğreniyorum  

Resim Yaptırmayı Öğreniyorum  

  • Projeye Katılan Eğitmenlerin Değerlendirmeleri


  • Ceren Turan - Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi

    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI

    Tarih: 22.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    İlk günümüz. Tüm Tüyap harabe gibi. İnsan bu yıkıntı arasında dolaşırken, buranın yarın nasıl fuar alanına dönüştürüleceğine hayretle bakıyor. Panolar yerinde değil, standlar hazırlanmamış, halılar serili değil...

    Çalışmaya başlıyoruz. Resimler kamyondan indirildi. Pütürcüklü poşetleri açıyoruz dikkatlice öncelikte. Tüm resimler nasıl asılacakları dikkate alınarak konumlandırılıyor. Sıra asmaya geldi. Haşim Bey ilk tablo üzerinde nasıl asacağımıza dair ip uçları veriyor. Önce ipi tablonun arkasındaki kancalardan geçiriyorsun, ipin bir ucuna çengelimizi bağlıyoruz, Ceren taburenin üstünde arkadan gelen komutlara göre, biraz aşağıya, yok biraz yukarı, sağ taraf çok indi...,tabloyu uygun konuma getiriyor ve eline verilen ikinci çengele de ipi doladıktan sonra tablomuzun sadece küçük ayarları kalıyor. Bir sağ yukarı, çok oldu birazcık aşağı, işte tamam asıldı bile:

    Sevimce Galerisi'ndeki tüm tablolar asıldıktan sonra, sıra duvara bilgilendirme panosunun tutturulmasındaydı. Başarılı bir kolektif çalışmanın ardından o da duvardaki yerini almış, kendini onu okuyanın sıcak gözlerinin temasına bırakmaya hazırlanıyordu. Dijital baskılar ve büyük bilgilendirme panolarının da duvara tutturulmasıyla galeri gezilmeye hazır durumdaydı.

    Arada Yıldız Teknik Üniversitesi Standı'na uğramadan da edemedim. İşler içler acısı gözüküyordu ne yazık ki. Çok az sayıda olmalarının yarattığı olumsuz etkinin üzerine bir de malzeme kalitesizliği ve özensizlik eklenince sergiyi hazırlayanlara bayağı bir iş düşüyordu. Ben de ucundan kıyısından payıma düşeni almış bulundum bu hazırlık aşamasında. Bizi yoğun bir hafta bekliyor, eğitim çalışmasında bir sürü gençle sergiyi gezmek ve resim çalışması yapmak için can atıyorum. Kim hangi resim için ne diyecek, kim en yaratıcı cevabı verecek, kim hayal gücünün sınırlarında özgürce salınırken, kim bilgilerinin esiri olacak, hangi tablo onların yaratıcılıklarını geliştirmelerine daha fazla yarar sağlayacak??? Bu soruların cevapları on gün sonra, bilgisayarımın başında klavyemin tuşlarında can bulacak. İyi fuarlar dileğiyle...

    Tarih: 23.10.2004

    11.00'e doğru Tüyap'tayız. Bir kahve arasından sonra ilk toplantı, 11.30'da:
  • Eğitimciler ve asistanların eşleştirilmesi Saliha-Filiz, Hande-Hüseyin, Nilay-Ceren, Pınar-Koray, Neslihan-İrem
  • Yemeğe dönüşümlü olarak çıkacak iki grubun oluşturulması
  • Yemek ve mola saatlerinin belirlenmesi
  • Fuar boyunca genel olarak nelerin yapılması gerektiği
  • Çözülemeyen bir problemde kimlerden yardım alınacağı
  • başlıklı konularda konuşuldu.

    İlk gün ve ilk ziyaretçi. Çok ilgili gibi. Birkaç soru soruyor- serginin sanatçısı kim, katalog var mı, fotoğraf çekilebiliyor mu?... Peki sergide fotoğraf çekiliyor mu? Kafamda beliren bu soruların cevabını ararken, Saliha beliriyor koridorda ve Haşim Bey'e soracağını söylüyor. Gözlerim sergiyle gerçekten ilgili izleyicileri arıyor. Bir genç grup geldi. Türk insanının en belirleyici özelliğini gözler önüne seriyorlar: Dokunmak! "Nasıl sergi gezilir" öğrenememişler bu zamana kadar. Yazık, çok yazık. Ama bu onların değil, toplumumuzun ayıbı, eğitmenlerin ayıbı. İşte tam bu noktada Eczacıbaşı Sanal Müzesi'nde verilen eğitim daha da anlam kazanıyor. Öncelikle dokunmadan seyretmeyi, anlamayı ve anlatmayı öğreniyorlar; sonrasında eserin anlamını, sanatçının neyi anlattığını. Sonunda da kendi yaratıcılıklarını keşfediyorlar. Kibar bir dille uyarıyorum onları.

    Yemek zamanı, 13.00
    Çocuklar basmış Eczacıbaşı Standı'nı. Filiz ve İrem eğitimdeler.
    4 delikanlı, 10-12 yaşlarında, biri 1-2 yaş küçük olmalı. Pınar ablalarıyla sergiyi gezecekler ve asistan olarak ben.

    Burhan Doğançay: Barbra

    Pınar: Ne görüyorsunuz bu resimde?
  • Hiphopçular üstünü karalamış
  • Duvarı karalamışlar


  • P: Ne ile karalanmış, hangi malzemeyi kullanmışlar?
  • Kağıt
  • Tebeşir
  • Guvaj boya kullanmış


  • P: Tebeşir kullanmamış ama tebeşirmiş gibi boyamış

    Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

    P: Bu resimde neler var?
  • I love you yazıyor
  • Aşkını anlatmaya çalışmış
  • Kağıtlar yapıştırmışlar


  • Pınar, yapıştırıp yırtma tekniğini öğretiyor. Bu tekniğe "kolaj" adının verildiğini vurguluyor.

    Burhan Doğançay: Duvar 71

  • Arabaların yanındaki sayılara benziyor


  • P: Hangi sayıları görüyoruz?
  • 5, 6


  • P: Ama 6'nın yarısı gözüküyor değil mi?
  • Evet


  • P: (Üstteki yırtığı göstererek) Burada ne görüyorsunuz bu ne olabilir?
  • Yırtık


  • P: Peki sanatçı bunu nasıl yapmış?
  • Boyayla yapmış ama yırtık gibi


  • P: ( Yırtığın gölgesini göstererek) Bu neye benziyor? diye sorar.

    Çocuklar, yırtığın gölgesi olduğunu söylerler ama biraz önce öğrendikleri gibi boyayla yapıldığını da söylemeyi ihmal etmezler.
    Bir yaramaz ise: Orada gölge yoktu, şimdi ışıklandırmadan oldu, der.

    Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Köprünün altı
  • İlanlar yapıştırmışlar


  • P: Sanatçı burada hangi malzemeyi kullanmış?
  • Kağıt
  • Boya


  • P: Sanatçı burada da kolaj tekniğini kullanmış değil mi?
  • Evet
  • Ortasını boyamış
  • Kapalı mavi, açık mavi kullanmış
  • Sarı


  • Pınar, çocuklara etiket okumayı öğretiyor. Bir etiket üzerinde hangi bilgilerin bulunabileceğini söylüyor.
    Bir yaramaz da, resmin altındaki imzadan resmin 1988 yılında yapıldığını söylüyor.

    Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Ters durmuş insan, köpek ağzı


  • P: Sanatçı bu resimle ne anlatmak istemiş olabilir?
  • İnsanların görüşlerini, doğayı, canlıları görüşlerini
  • Burhan Doğançay: Geceyarısı Mavisi
  • Hapisane kapısı
  • Zindan kapısı


  • P: Zincirin gerçek gölgesi mi boyamı? (Diğer resimlerle ilişkilendirme)
    Çocuklar yakından baktıktan sonra "gerçek gölgesi", cevabını verirler.

    P: Kapının altında ne olabilir?
  • Gökyüzü
  • Mavilikler
  • Kapıyı açınca gökyüzünü görürüz. Uzay mekikleri yapamıyoruz ya.


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

  • Sokağı anlatıyor, burası duvar
  • Uçağa benziyor
  • Kuşbakışı plan var, mahalle planı
  • İşaretlenmiş evin planı
  • Pepsi, Marlboro, tanığımız markalar


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Ev kapısının dışı
  • Kapıyı bıçaklamışlar
  • 87 numaralı ev


  • P: Bu kapıyı kim boyamış olabilir?
  • Hiphopçular, serseriler
  • Ev sahibi evde değil, kapı kilitli
  • Ev terkedilmiş de olabilir


  • P: Burada hangi malzeme kullanılmış ( Yeşil sprey boyayala boyanmış yeri göstererek)
  • Sprey boya
  • Cam boyası


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Köylü kadın, manzara
  • 5 kişi geliyor arkadan, 3'ü daha arkada karanlık onlar


  • P: Bu resimde ne anlatılmak istenmiş?
  • Köylerin zorluklarını anlatıyor
  • Peş peşe dağ, deniz, çok az ev var


  • P: Bu üç kadın kim olabilir?
  • Turist kadınlar başka köyden gelmiş
  • Mutsular, köyden sıkılmışlar
  • Sevdiğine varamamış sağdaki kadın


  • Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Kadın depresyona girmiş
  • Deli hastanesinden dışarı bakıyor
  • Biri imzadan resmin 2002 yılında yapıldığını söyler ve ekler, boyaları yeni , parlak.


  • P: Bu kadın kaç yaşında olabilir?
  • 15-20
  • 32-33
  • 20
  • 36


  • P: Ne yapıyor olabilir bu kadın?
  • Birisinin çocuğu
  • Birisini bekliyor
  • Tek başına evin içinde, birileri gelecek onlara bakıyor


  • P: hangi renkler kullanılmış?
  • Kapalı renkler
  • Kahverengi
  • Evin içi karanlık, güneş almıyor
  • Kahverengi olduğundan aydınlık olduğu belli olmuyor


  • P: Bu kadın mutlu mu mutsuz mu?
  • Mutsuz


  • P: Renklerin koyuluğunda kadının mutsuz olduğunu söyleyebiliriz.

    Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Şalvar giymiş kadın, çocuğunu emziriyor
  • Suyun içinde bebeğini emziriyor
  • Fırtınaya karşı koyuyor
  • Ortada da kadın var
  • Babası oğlunu hastaneye yetiştiriyor
  • Yukarıda çekirge var, böcek
  • Ören böcekler var


  • P: Hangi renkler kullanılmış burada?
  • Siyah, beyaz, gri, krem rengi, amazon rengi


  • P: Soyut ne demek peki?
  • Gözle görülmeyen elle tutulmayan


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

    Pınar, resme uzaktan bakılması gerektiğini söylüyor, bu kadar büyük bir tabloya uzaktan bakıldığında daha iyi anlaşılabileceğini vurguluyor.
    Resmin imzasını okuyan bir çocuk, resmin 4 yıl önce yapıldığını söylüyor

    P: Ne görüyorsunuz bu resimde?
  • Gözler, ağız
  • Ağlarken gözlerinden kan geliyor
  • Küçük kız düşmüş kaşının altı kanamış


  • P: Başka neler var?
  • Renkler var


  • P: Duygu durumu nasıl?
  • Ağlıyor, gözyaşı var
  • Makyajı akmış
  • Kafasına taş gelmiş, kanamış


  • P: Nerede bu kız?
  • Yağmurlu bir havada
  • Depremde
  • Sokakta dolaşıyor
  • Kız iyi olsaydı böyle olmazdı (?)


  • Şükriye Dikmen

    P: Bu üç resmi de aynı sanatçı mı yapmış?
    Etiketleri okuyan bir yaramaz evet, isimlerin uzunluğundan aynı kişi yapmış, diyor

  • Çerçeveleri aynı
  • Aynı renkler kullanılmış


  • 1. resim (Kadın)

  • Süslenmiş bir yere gidiyor
  • Vesikalık resim çektiriyor
  • Kuaföre gelmiş olabilir
  • Çok uyumsuz, siyah kolye takmış
  • P: Kaç yaşında bu kadın?
  • 23


  • 2. resim (Turuncu Elbiseli Kız)

  • Aynaya bakıyor elbise deniyor
  • Model olabilir.
  • Çok uyumlu giyinmiş


  • P: Buradaki çizgi ne olabilir?
  • Yer çizgisi, duvarla yeri ayırıyor


  • 3. resim (Kadın Portresi)

  • Monalisa'ya benziyor. hani uçak reklamındaki kadın Leonardo da Vinci'nin çizdiği kadın


  • P: Kaç yaşında?
  • 31-32
  • Hepsi aynı yaşta 30-32


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • Tek boynuzlu at, leopar, çıplak kadın
  • Kırmızı saçlı kız, at, leopar. Çok hızlı gidiyorlar, kızın saçı arkaya doğru çizmişler
  • At, leopar, çıplak kadın, yarış yapıyorlar
  • Kız leoparın ve atın üstüne aynı anda binmiş


  • P: Nerede olabilirler?
  • Rüyada, kızın rüyasında ya da ressamın rüyasında
  • Gökyüzü mavi, leopar beyaz ve siyah çizgileri var
  • Atın sarı tek boynuzu var. Önceden vardı tek boynuzlu atlar artık yok
  • Rüyada kara bulutlar var. Kız öldürmeye gidiyor, hırçın bir ifadesi var


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Çıplak kadın, plajda güneşleniyor
  • Poz vermiş birisi de çizmiş, Titanic'teki gibi


  • P: Kaç Yaşında olabilir?
  • 21
  • 37-38
  • 19
  • Kocası görse gebertir böyle poz verdiği için


  • P: Nerede bu kadın?
  • Yatakta, koltukta
  • Kumda güneşleniyor
  • Memeleri göbeğine kadar açık
  • Pencereden gün ışığı vurmuş
  • Ressam fener tutmuş olabilir


  • Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Çocuğun eli yılan, bir şey yiyor olabilir, arkadaki fil bacağı, kızın kıvırcık saçları var
  • Çocuk o yeri tanımak istiyor, kafasını eğmiş, köyde yaşıyor (kıyafetlerinden anladım)
  • Kız çocuğu, babası çalıştırdığı için üzgün, elindeki tepsiyle su taşıyor


  • Yeniden Sevimce Galerisi'ndeki nöbetime dönüyorum, saat 17.00.
    18.00 'de yeniden Eczacıbaşı'ndayım ama yapacak pek bir şey yok, tek tük sergiyi gezen insanlar var.
    20.00 de gün bitiyor ve servislere binip evin yolunu tutuyoruz.

    Tarih: 24.10.2004

    Görünürlerde pek çocuk yok, ilk günler randevu da yok. Ben ne zaman gezeceğim sergiyi çocuklarla, sabırsızlanıyorum.
    Sergiyi gezen bir gruba eşlik ediyorum:

    Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş
  • Kağıtlardan yırtmış yapıştırmış
  • Hep göz var
  • Gözlük yapıştırmış


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Kadınlar nereye bakıyor olabilir sorusunu yanıtlıyorlar
  • Onlar bakmıyor çünkü gerçek değiller, boyanmışlar


  • Pritt'çi ablaya ihtiyaç duyulduğundan resim yapan gruba yardıma gidiyorum.
    Aysun, 5. sınıfa gidiyor, "Dünyadaki Kardeşlikler" ismini verdiği ve sergiyi gezerken öğrendiği "kolaj" tekniğini kullanarak bir resim yapıyor.
    12.30 yemek zamanı. Yemekler çok kötü. Beğenmediğim okul yemeklerini arıyorum, ne yazık ki... geçen sene de aynı olduğunu söylüyor arkadaşlarım. Peki Tüyap'ın daimi çalışanları neden yetkili birileriyle konuşmuyorlar? Yoksa onlar yemeklerden memnunlar mı? Yok yok, bu mümkün olamaz herhalde. Umarım 10 gün içinde zehirlenmeyiz ya da organlarımızla ilgili bir sorunumuz olmaz.
    Saat 14.30, beklenen an. 9 yaşındaki Cansu ve Serdar, Pınar ablalarıyla sergiyi gezmeye hazırlanıyor ve asistan olarak söylediklerini not almak ve gözlemlemek işi de beni bekliyor.
    İlk olarak etiket okumayı ve bir etiket üzerinde hangi bilgilerin bulunabileceğini öğreniyorlar.

    Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

    Pınar: Duvarda gördüğünüz yüz nereden gelmiş olabilir?
  • Gazete kağıdından
  • Bütün gazete kağıdı var
  • Önce büyütülmüş resim sonra yırtılmış koparılmış


  • P: Biz bu yırtıp yapıştırma tekniğine "kolaj" ismini veriyoruz
  • Seçimlerde duvarlara yazılar yazıyorlar
  • CHP yazmış
  • Seni seviyorum yazmış, kalp yapmış
  • Burhan Doğançay: Duvar 71
  • 5, yarısı olmayan 6 var


  • P: Orası gerçekten yırtık mı?
  • Hayır


  • P: Peki biz onu nasıl yırtık görüyoruz?
  • Sanatçı boyamış


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Havayı çizmiş, yerler kapkara, gazete yapıştırmış sonra yırtmış
  • İnsan var


  • P:Ortada gerçekten bir yırtık var mı?
    Önce evet diyen çocuklar, tabloya yakından bakınca oranın boyanmış olduğunu keşfederler

  • Ten rengi, kırmızı, mavi
  • Pınar gölgeyi göstererek burada gerçekten gölge mi var yoksa boyanmış mı diye sorar
    Bir önceki soruda öğrendikleri üzere boyanmış diye cevap verirler.

    Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Gözlüklü maymun
  • Aslında onun gözüymüş ama değiştirmiş
  • Birinde maske var, birine gözlük takmış. Gözlük görmeyi sağlar, maske güzelleştirir.


  • P: Resmin ismi neden "Kusursuz Görüş"?
  • Her yerde göz var


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • Sanki adamın birini kapatmış ve kilitlemiş gibi
  • Özel bir şeyler konmuş, altın gibi
  • Kimsenin öğrenmemesini istediği bir yerin haritasını koymuş


  • P: Kilitlerin anahtarı nerede?
  • Kapıyı kilitleyenin elinde


  • P: Bu gerçek bir kapı mı?
  • Evet


  • P: Burası tuval. Sanatçı kapı malzemelerini yapıştırmış bize kapı izlenimi versin diye
    P: Neden Resmin ismi "Gece yarısı Mavisi"?
  • Gece yarısı mavi böyle çıktığı için


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

  • Asansör kapıları numaraları
  • Sarı kutular


  • P: Yapıştırılan kağıtlarda bize tanıdık gelen bir şey var mı?
  • Pepsi, sigara


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Kapı gibi gözüküyor
  • Evin kapısı onu numaralandırmışlar
  • İçeriye giremeyiz kilitli


  • P: Yeni bir ev mi?
  • Hayır, çizikler var
  • Yazı yazılmış, üstü karalanmış
  • Sokakta dolaşanlar karalamış


  • P: İzin almışlar mı?
  • Hayır ev sahibi gidince yapmışlar


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Köy, kadınlar


  • P: Burasının köy olduğunu nereden anladık?
  • Şehirde araba çok geçer, köyde at var, tarlalar var


  • P: Kadınların birbirleriyle alakası var mı?
  • Çocukluklarından var
  • Tanımıyorlar birbirlerini, bakmıyorlar
  • P: Neredeler?
  • Köyde evin balkonunda
  • Arkadan iki tanesi geliyor, arkadaşları


  • Pınar, çocuklara profil ve önden duruşu uygulamalı olarak gösteriyor

    Filiz Tokcan: isimsiz, 2002

  • Önle huzurlu ki hergün oradan bakıyor
  • Kadını arkadan görüyoruz


  • P:Peki kadın olduğunu nereden anlıyoruz?
  • Kadın böyle uzun giyer, erkekler ise kısa giyer
  • Biri kadının duruşunu gösteriyor


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Suya girmiş koşuyor, yüzerken kalkmış


  • P: Öndekinin kadın olduğunu nereden anladık?
  • Saçı uzun, sarı saçlı, erkeklerin sarı saçı yoktur


  • Resim çalışmasına geçerken Aslı ve Ali isimli iki kardeş sergiyi gezmek istediklerini söylüyorlar, Nihal ablalarıyla birlikte geziyoruz.

    Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Örgü örüyor, giysi
  • Şalvar giymiş kız
  • İki papuç giymiş
  • Kahverengi toka takmış


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • Kaplanla at yarış yapıyorlar
  • Kim kazanırsa diğeri ölecek


  • Nihal: Nasıl bir at?
  • Hızlı bir at
  • Atın sihirli boynuzu var


  • N: Atın üstünde ne var?
  • Kötü kadın var, gözlerinden anladım


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Kadın oturuyor sandalyesinde
  • Siyah yumuşak koltukta


  • N: Kadın giyinik mi?
  • Hayır çıplak

  • N: Neden çıplak?
  • Niye çıplak biliyor musun, resimden yapıldığı için


  • Nihal, çocuklara etiket okumayı ve bir etiketin üstünde hangi bilgiler olacağını öğretiyor.

    N: Resimle ismi arasında bir bağlantı var mı?
  • Evet, kadın çıplak ve sarı


  • 20.00 de paydos! Servisimiz bizi bekliyor. Yeni bir güne uyanmak için evlerimizde mışıl mışıl uyuyoruz. Şehirden uzakta olmak bu olsa gerek. Hayatım servis, Tüyap ve ev arasında geçiyor. Başka bir şeye vakit yok. Ama okumak için serviste geçirdiğimiz uzun dakikalar biçilmiş kaftan.


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 25.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    Girerken gördüğümüz sınıflar dolusu çocuktan eser yok. Sadece kitap fuarını mı geziyorlar yoksa? Heeeyyy duyun sesimizi! Burada gezilecek bir sanat fuarı da var. Cici abla ve ağabeylerle bir sergi gezmek, hem öğrenip hem de eğlenmek istemez misiniz? Sonrasındaysa hep birlikte resim yapmak hoşunuza gitmez mi? Hiç kimse yok hala. Kimse duymuyor mu sesimizi?

    12.30 yemek zamanı.

    14.00'te bir grup gelecek ve Nilay'la birlikte gezdireceğiz onları. Gelmemişler hala. Ne kadar boş bir gün. Sadece birkaç yetişkin. Hadi çocuklar eğitim çalışmasında sizi bekleyen ablalar ve ağabeyler var burada. İşte beklenen an. Saat 16.00. Randevularının bu saatte olduğunu zannederek gelmişler Aziz Nesin Vakfı'ndan. Hoş geldiniz! 10 kişilik bir ilkokul grubu ve 7 kişilik ortaokul grubu. Nilay'la ilkokul grubunu seçiyoruz. 10 kişiyle baş edilmez diye Pınar yardımcı oluyor bize. 4 erkek ve 6 kız çocuğu. Çamlıca Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu öğrencileri. Adının Tarık Umut olduğunu öğrendiğimiz asi karşı çıkıyor sergi gezimine. Tüm canavarlığı üzerinde. Kadın imgelerinden başlıyoruz gezmeye.

    Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

    Pınar: Ne görüyorsunuz resimde?
  • Saçları uzun bir kız, ayakkabısı var


  • P: Üzerinde ne var?
  • Yırtık pırtık giysiler


  • P: Duygu durumu nasıl?
  • Üzgün


  • P:Nereden anladınız?
  • Yüzü asık
  • Fakir olduğundan
  • Sınava girmiş 1 almış
  • Tatili iyi geçmemiştir
  • Şehre gitmek istiyordur


  • P:Köyün neresinde?
  • Dışında
  • Bahçede, yerde çimen var
  • Yolda, köyü turluyor
  • Etiket okumayı öğreniyorlar.


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

    P: Neler var bu resimde?
  • Neler yok ki!
  • Zebra, at, insan kırmızı saçlı


  • P: Ne yapıyor olabilirler?
  • Ata biniyor, zebradan korunuyor, yarış yapıyorlar
  • Zebra kazanacak yarışı, önde gidiyor


  • P: Neredeler?
  • Ormandalar
  • At çiftliğinde yarışıyorlar


  • Nihal: Nasıl bir insan?
  • Yenildiği için sinirli
  • Kötü
  • Heyecanlı


  • N: Ressam bu resmi neden yapmış olabilir?
  • Süs olsun diye
  • Başından geçmiştir, görmüştür
  • Masallardan duymuştur
  • Hayal etmiştir


  • N: Atta dikkati çekecek ne olabilir?
  • Boynuz, ipi var, dişi var, saçları var


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Etiket Okuma


  • N: Bu kadın nerede olabilir, ne yapıyor?
  • Evinde, dağda
  • Sokağın orta ucunda yatıyor
  • Denizde güneşleniyor
  • Odasında uzanıyor
  • Kızın üstünde aydınlık var, gözlerini kapatmış güzelce uyuyor
  • Elbisesi yok, çıkarmış elbisesini rahat yatamadığı için
  • Elbisesi kirlenmiştir
  • Denize çıplak girmeyi seviyordur
  • Sular kesilmiş ve elbisesini yıkayamamıştır


  • Şükriye Dikmen

    N: 3 resimde ne gibi benzerlikler var?
  • Üçü de kız
  • Üçü de birbirine benziyor
  • Dudakları aynı


  • 1. Resim (Kadın)

  • Terzilik yapıyor
  • Altın satıyor, kulağında küpe var
  • 20 yaşında kadın çiçek suluyor
  • Takı dükkanı var


  • 2. Resim (Turuncu Elbiseli Kız)

    N: Kadın ne iş yapıyor?
  • Temizlik yapıyor
  • Bir şey dikiyor
  • Kolay işte çalışıyor, hiç yorgun gözükmüyor
  • Öğretmen, mühendis, doktor
  • Boş bir evde ayakta duruyor


  • P: 3 resim de benzer ne var?
  • Hepsinin küpesi var
  • Aynı ressam yapmış, boyayı kullanışından anladım


  • Arzu Başaran: İsimsiz 2002

  • Kalp yapmış
  • Dondurma var
  • İnsan var, kulak, gözleri var
  • Kadın
  • Çok üzgün
  • Palyaço gibi gülüyor
  • Kızgın, öyle gözüküyor
  • Kanıyor kafası


  • P: Ressam boyaları nasıl kullanmış
  • Karıştırarak, çok kullanmış
  • Karışık karışık
  • Boyaları fırlatmış, akmış boyalar
  • Islak ıslak sürmüş akmış boyalar


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Tavşan var
  • Köpekbalığı var
  • Kızla canavar var, suları beyazla karışmış (?)


  • Filiz Tokcan:İsimsiz 2002

  • Kız var camdan bakıyor
  • Üzgün kız, kafasını bükmüş, camdan bakıyor
  • Erkek var, saçları uzun, dışarıda birisine bakıyor, annesi gelecek mi diye
  • Suratını göstermemek için camdan bakıyor


  • P: Nerede?
  • Evinde
  • Komşusunda, kahve bekliyor


  • P:Mutlu mu, mutsuz mu?
  • Mutlu, annesiyle bir yere gidecek
  • Mutsuz, yüzü asık, üzgün görünüyor


  • P: Koyu, açık rengi biliyor musunuz? Evin için aydınlık mı, karanlık mı?
  • Karanlık
  • Aydınlık
  • Gölgeli


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • İnsanlar var, fakir köyden gelmişler
  • Biri zengin, ikisi fakir
  • Deniz, dağlar, ağaçlar, taş var
  • Köydekiler birbirlerini tanır, az kişi vardır


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

    P: Gerçek kapı mı?
  • Hayır, tahtadan kapı


  • P: Adı neden "Gece yarısı Mavisi"?
  • Mavi, akşam yapmışlar
  • Süs olsun çocuklar beğensin diye
  • İçinde çok güzel resim var
  • İçi bomboş da olabilir


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Gözlük var, kesmiş yapıştırmışlar
  • Maymun resimleri, insan gözleri


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Kalp var, kağıt var


  • P: Neresinin resmi olabilir?
  • Resim Amerika'da, öyle gözüküyor. Türk resmi ama Amerika'da
  • Duvar yıkılmış ve adam kafasını dışarı çıkarmış


  • Gezi sırasında bazılarının canı sıkıldı. İrem adındaki bir kız çocuğu "Abla sadece bu resimlere mi bakacağız?" diye sordu. Ben de "evet, buradaki resimlere bakacağız, sonra da resim yapacağız birlikte" dedim. O da bir soru daha yapıştırdı " Sonra ne yapacağız?" İşte tam bu anda eğitimcileri nereye gideceklerini ve ne yapacaklarını söylemedi mi acaba diye düşündüm. Onları heveslendirecek cümleler kurmalıydı normal şartlarda. Resim çalışması sırasında, çocuklara "2. resme mi başladın sen, hadi gidiyoruz" tavrıyla bu düşüncelerime kanıt oluşturdu.


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 26.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    11.30-13.30 Eczacıbaşı Sanal Müzesi'nde yoğun bir gün. Randevular var ve bir sürü öğrenci grubu bizimle sergiyi gezmek istiyor. Standa gittiğimde sergiyi gezmiş olan bir grup resim çalışmasındaydı. Onlara yardım ettim Pritt'çi abla sıfatıyla: Dr. Sadık Ahmet İlköğretim Okulu'ndan üç delikanlıya yardım ediyorum. 9-10 yaşlarındalar. Batuhan, Dolunay ve Delovan. Çok zeki ve yaratıcı gözüküyorlar, özellikle Delovan maytap gibi: düşünüyor, aklına yeni fikirler geliyor ve hemen uygulamaya geçiriyor. Ama resmini yaparken sadece siyah rengini tercih etmesi dikkat çekiciydi. Üçü de çok İlginç, yaratıcı resimler yaptılar ve astık resimlerini birlikte.
    Yeni bir grup geldi. 8 erkek ve 4 kız dan oluşan grubun yaş ortalaması 8-10. Nilay ablaları ve benimle sergiyi geziyorlar önce.

    Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Külkedisi baloya gidemediği için ağlıyor, ama baloya gidebilecek

    Etiket okumayı ve bir etikette neler yazabileceğini öğreniyorlar.

    Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • At, köpek, kız
  • Beyaz kaplanla savaş yapıyorlar
  • Yarışıyorlar
  • Kadın ağlıyor bağırıyor, kaşlarından anladım sinirli olduğunu


  • Nilay: Neden atın boynuzu var?
  • Sihirli, uçabildiği için


  • N: Gerçekte atların boynuzu var mıdır?
  • Hayırrr


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Sinirden delirmiş kadın, onun için soyunmuş
  • Edepsiz kadın


  • Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Dışarıda kar yağıyor, ona bakıyor
  • Üzgün, kocasıyla kavga etmişler, ağlamış


  • N:Hangi renkler var bu resimde?
  • Kahverengi, altın sarısı, beyaz


  • N:Akşam mı gündüz mü?
  • Gündüz


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Kadının elinde bebek var
  • Deniz, fırtına


  • N:Nasıl bir deniz?
  • Hortum çıkmış
  • Öndeki kadın diğerine bakıp üzülüyor
  • Siyah, gri, mavi, turkuaz


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Adam var kafasından kan fışkırıyor


  • N: Resim nasıl yapılmış
  • Boyayı fırlatmış ressam


  • Şükriye Dikmen
    1. resim


  • Başı kopmuş dikmişler
  • Cadı kadın


  • 2. resim

  • Biraz daha eğilse beli kırılacak
  • Fotoğrafçıya poz veriyor


  • N: Resimlerde benzerlik var mı?
  • Çizgisi benziyor
  • Gözleri aynı kadınların


  • N: Diğer resimle (Arzu Başaran) bu resimler arasındaki fark?
  • Boyaları atmış diğerinde
  • Bunda çizgi var


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Biri evlenmek istiyor, diğer ikisi ona yardım ediyor, moral veriyorlar
  • Kardeşi ölmüş, diğerleri moral veriyor
  • İki adam geliyor arkadan


  • N:Burası nasıl bir yer?
  • Tarla
  • Köyde yaşıyorlar


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Elektrik kapısı yaklaşanlar ölüyor
  • Korku kapısı


  • N:Kapı niye kilitli?
  • İçinde hayaletler, vampirler var
  • Mezarlık numarası var (87)


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • Hapishane kapısı


  • N: Kapı neden mavi?
  • Gece rengine boyanmış
  • Birini öldürenleri koyuyorlar zindana
  • Birinin iskeleti var
  • Kopmuş kafa var


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Maymun gözlüğü var
  • Yırtıp yapıştırmış kağıdı


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

    N: Kim bu adam?
  • Burhan!
  • Hokey, İngilizce yazıyor
  • Buradaki tüm resimleri yırtmışlar


  • N:Hangi malzemeler kullanılmış?
  • Guvaj, pastel


  • Burhan Doğançay:Barbra

  • Gözü kırmızı, kanıyor
  • Gözünde siğil var
  • Milenium gözü, pikasu


  • 13.30 yemek zamanı
    Yemek sonrası Sanat Galerisi'ni geziyorum. Amacına uygun olarak, satış amaçlı yapılmış işlerle dolu fuar. Çok az iş beğeniyorum. Beni etkileyenlerden ilki Christo Yotov'un bir işi. Tahta bir zemin üzerine, muhtemelen hamur açmak için kullanılan bir nesne, tahtanın dokusunu ve formunu kullanarak çalıştığı işi. İkincisi, Galeri Binyıl'da Yiğit Aral ve Sinan Demirtaş'ın işleri. Sürrealistlerden hoşlanmadığımı hissediyordum ki Yiğit Aral'ın resimleriyle çok ilgilendim. Sinan Demirtaş'ın resimlerini ilk olarak Ak Sanat gördüğümde aşık olmuştum, bir perspektif bu kadar mı derin kullanılabilir. Bunların dışındaysa tek tük evet, belki bu da mümkün olabilir dediğim işler var. Tabi unutmadan bir de heykeller... Evin Sanat Galerisi'nde Serdar Tekebaşoğlu'nun yırtıcı heykelleri. Kendi yapmadığı halde insanın o heykellerde kendinden bir şeyler bulması ne garip. Tabi, bir de Mustafa Horasan'ın işleri...
    Yıldız teknik Üniversitesi'nin standına gelince, çok az ve kötü kullanılmış malzemelerin sergilendiğini ve yüz karası bir öğrenciliğin sunulduğunu düşünüyorum. İşlerin seçilmesinde uygulanan yanlış yöntem ve paspartuların yeniden yapılmasına gerek duyulmaması, standı hazırlayanları bayağı zora sokmuş olsa gerek. Mimar Sinan'da ise, bizim okulun yanlarında sönük kaldığını düşünenlerin gözünden kaçırdığı, işlerin seçilmeden hepsinin sergileniyor olmasıdır.
    Ne kadar yoğun bir gündü. Sabahtan birkaç programdan geldiler röportaj için, okuldan ise Tan ve Ali, fotoğraf bölümü öğrencileri, çocukların fotoğraflarını çektiler, videoya kaydettiler. Şimdiyse o yoğunluktan eser yok, yine tek tük birileri dolanıyor galeride.
    Tüm direnişlerime karşı koyuşlarıma rağmen, yeniliyorum ve bir sürü kitap alıyorum. Kitap kapakları üzerinde büyük puntolarla yazılmış adlar, gözüme gözüme giriyor, hepsi bir ağızdan al beni, al beni diye bağırıyorlar. Size karşı koyamadım, kollarımdasınız, ceplerimde ise paranın kaybolan ılıklığı...


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 27.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    11.00'de ve sonunda sergiyi birlikte gezeceğimiz ilk grubum geliyor. Koç İlköğretim Okulu öğrencileri, 11-12 yaş grubu. Bana Filiz ve Pınar eşlik ediyor.

    Bedri Baykam: Soyut Çıplak

    Evet arkadaşlar, neler görüyoruz bu resimde?
  • Bir kadın var, diğerini gözlüyor
  • Tartışmışlar birbirlerinden uzaklaşıyorlar
  • Uzaktaki kadının elinde bir şey var gibi, bebek sanki


  • (Resimdeki yazıyı göstererek) Burada ne yazıyor olabilir, diye soruyorum
  • Adres
  • Şiir kıtası gibi bir şey


  • (Resmin sol köşesindeki lekeleri göstererek) Bunlar ne olabilir?
  • Yaratığa benziyor
  • Hareketli bir şey


  • Bu resmi kim yapmış olabilir, diye sorduğumda ise hepsi etikete doğru yöneldiler ve içlerinden birinin okuması istedim. Resmin adı: "Soyut Çıplak"
    Herkes "soyut"un ne demek olduğunu biliyor mu?
  • Evettt
  • Olmayan, hayali


  • Peki, sanatçı neden resmine bu ismi koymuş olabilir?
  • Kadınlar çıplak olabilir, isminden öyle bir şeyler çıkıyor
  • Ressamın hayal dünyasıdır, açık gözle görülen hayal


  • Siz olsaydınız bu resme hangi ismi koyardınız?
  • Ben olsam "büyü" koyardım ismini
  • "Hayal"


  • Arzu Başaran: İsimsiz,2002

    Bu resme daha uzaktan bakalım, bu kadar büyük boyutlardaki bir tabloyu ancak uzaktan anlayabiliriz. Ne görüyoruz bu resimde?
  • Ağaç gövdesine benziyor
  • İki tane göz var
  • Kan akıyor, yaralanmış
  • Ölmüş


  • Eğer bir yüz görebiliyorsak, bu yüz bir erkeğe mi ait yoksa bir kadına mı?
  • Erkeğe, sert hatları var
  • Donuk bakıyor


  • Sanatçı boyaları nasıl kullanmış?
  • Boyalar üst üste
  • Bez parçalarını üst üste koymuş gibi
  • İnsan yüzü yapmış sonra da boyayla kapatmış


  • Açık renkler mi yoksa koyu renkler mi kullanmış?
  • Açık renkler, sarı, beyaz, krem rengi


  • Şükriye Dikmen

    Etiketlerini okumadan, bu resmi aynı kişinin yaptığını söyleyebilir miyiz?
  • Evet


  • Nereden anladık bunu?
  • Hepsi kadın
  • Hepsi kara kalem çizilmiş
  • Teknikleri aynı, gözleri birbirine benziyor
  • Çizgileri aynı, aynı kişi yapmış


  • 1. Resim

    1. Resme baktığımızda, bu kadın kim olabilir?
  • Anne olabilir
  • Fotoğraf çektiriyor
  • Yemek yiyor düz durmuş, elinde çatal bıçaklar var
  • Konu mankeni, cansız manken olabilir


  • 2. Resim

  • Manken, podyumda yürüyor
  • Podyumda olamaz, podyum yerden yüksektir (Diye bir uyarı geliyor arkadaşından :
  • Naz yapıyor olabilir
  • Genellikle açık tonlar kullanılmış


  • 3. Resim

  • Genç kadın birine gizli gizli bakıyor


  • Kaç yaşında olabilir?
  • 25-26
  • Birine yalan söyler gibi gözlerini kaçırıyor


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

    Kadın ne yapıyor olabilir?
  • Yatıyor
  • Uzanmış


  • (Etiket okuduktan sonra) sizce neden sanatçı bu ismi vermiş, kadın neden çıplak olabilir?
  • İlgi çekmek için (!)
  • Anlatmak istediği yerleri ön plana çıkarmak için açık yapmış


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın Ve Kaplan

    Önce resme dikkatlice bakıyorlar, ardından gözlerini kapatıyorlar ve ben birini yanıma alıp sırtı tabloya dönük şekilde neler hatırladığını soruyorum.
  • Çok açık tenli bir kız, kızıl dalgalı saçlı, yetişkin beyaz bir kaplan var, siyah at var. Kız atı tutuyor.
  • Siyah atla kadın avlanmaya çıktılar, belki kaplanın üstünde bir adam vardı, düştü
  • Kızıl saçlı kız kaplanı avlıyor, kaplan onlara yol gösteriyor
  • Kadın bir yere yetişmeye çalışıyor, sinirli, aceleci bir ifadesi var.
  • Resmin fantastik bir havası var
  • Kadın atın üstüne oturmamış sanki uçuyor


  • Nerede olabilirler?
  • Bir stüdyoda olabilirler, film çekiyorlardır, kadın rol yapıyor olabilir


  • Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Şalvar giymiş bir kız
  • Dua ediyor
  • Üzgün, bir şey yapmış pişman olmuş
  • Yerde kesilmiş insan kafası var, sarayda idam edilenlerin kafası olabilir
  • Sanki küçük kız sarayda


  • Nereden anladın bunu?
  • Giysisi çok kabarık


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Öndeki iki kadın farklı bir şeyler yapıyorlar, farklı yöne bakıyorlar


  • Nerede olabilir bu kadınlar?
  • Köyde, evin terasında, kadınların arkasında duvar var çünkü


  • Bu kadınlar birbirlerini tanıyorlar mı?
  • Tanıyorlar, çok yakınlar


  • Kadınlar nereye bakıyor?
  • Önüne, yanına


  • Uygulamalı olarak profil ve önden duruşun öğretilmesi
    Buraya kadar ki sergide ortak bir şey var mı sizce?
  • Hepsinde kadın var


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • 87 nolu otel kapısı
  • Gecekondu kapısı
  • Suikaste uğramış
  • Terkedilmiş perili ev


  • Bu kapı gerçek mi?
  • Eveeett


  • Aslında bu gerçek bir kapı değil. Sanatçı bir tuval üzerine (hepsi tuvalin ne olduğunu biliyor) kapı objelerini yapıştırarak bize gerçek kapı izlenimi vermek istemiş. Bu bölümde göreceğimiz tüm tablolar Burhan Doğançay'a ait ve hala resim yapmaya devam ediyor.

    Burada hangi malzeme kullanılmış (yeşil sprey boyalı yeri göstererek)?
  • Sprey boya


  • (Etiket okuduktan sonra) Neden sanatçı resme bu ismi vermiş olabilir?
  • Harap olmuş kapı olduğu için
  • İçine belki ölüleri koymuş, kapatmışlardır
  • Çok hırpalandığı için


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

    Bu resim neye benziyor?
  • Sokağın duvarı
  • Üzerine bir şeyler yapıştırmış
  • Alışveriş merkezi planı var


  • Sanatçının özellikle yurt dışındaki duvarlardan esinlenerek bu işleri yaptığına dair kısa bir bilgi aktarımı.

    Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

    Bu gerçek bir kapı mı?
  • Hayır, sanatçı yapmış


  • Bunun gerçek bir kapı olduğunu düşündüğümüzde kapının arkasında ne olabilir?
  • Mahkum var
  • Hazine var


  • Kapının anahtarı nerede olabilir?
  • Açılmaması için göle atılmış
  • Hiç açılmaması için çok kilitli


  • Peki bu kapı nerenin kapısı olabilir?
  • Gökyüzünün kapısı olabilir
  • Hiçbir varlığın içinde serbestçe dolaşamaması için kilitli bir kapı


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Hayvan ve insanları koymuş
  • Gözlük gerçek
  • Kağıtları yapıştırmış


  • Kolaj hakkında bilgi verilmesi

  • Gazeteleri yapıştırmış


  • Neden sanatçı "Kusursuz Görüş" koymuş resmin adını?
  • Dünyanın güzelliklerini görebilmemiz için


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Resmin ortasını yırtıp, içerideki ana temayı göstermeye çalışmış


  • Resmin ismiyle kendisi arasında bir ilişki kurabiliyor muyuz?
  • İnsan her şeyi içini açarak görmeli


  • Burhan Doğançay: Duvar 71

  • Sayılar var 5,6


  • (Yırtığı göstererek) Bu ne olabilir?
  • Papuca benziyor, cadıların giydiği
  • Yırtılmış


  • Orada gerçek bir yırtık mı var, bir önceki resimdeki gibi?
  • Hayır boyanmış


  • Yani, sanatçı boyayarak bize yırtık izlenimi vermiş.
    Gölge için de aynı cevabı veriyorlar, gerçek gölge değil boyayla yapılmış.

    Sergiyi gezdikten sonra birlikte resim çalışması yapıyoruz. Görkem, Berkay, Gizem ve Tansu. Görkem, sergide "Atlı Kız ve Kaplan"ın kendisini çok etkilediğini söylüyor. Gizem ve Tansu ise Arzu Başaran'ın resmini beğendiklerini söylerken kendilerinde uyanan toprak hissini aktarıyorlar. Berkay ise "Duvar 71"i sevmiş. Sayıların varlığı ve boyayla gölge etkisinin verilmesi etkilemişti onu.
    Resim çalışmasında Tansu'nun yaratıcılığı ön plana çıkıyor. Daha önce de okullar arası yarışmalara katılıp ödül almış. Ayının kafasını yarısı yırtık biçimde yapıştırıyor ve geri kalanını pastel boyayla kendisi tamamlıyor.
    Işık İ.O'ndan Nihal, Alp ve Burak ile de resim çalışması yapıyoruz. Ardından İlhami Ertem İ.O'nun yaramazlarının yardımına gidiyorum, Yağmur, Berk,Aykut ve Okan. Son olarak da 11-12 yaş grubundaki Hanefi, Engin, Hasan ve Salih ile resim çalışması yapıyoruz.
    12. 30 yemek zamanı
    13.00'te yeni bir grup Yasemin ablalarıyla eğitim çalışmasına hazırlanıyor. Neslin Değişen İlköğretim Okulu'nun 6 kız öğrencisi ile sergiyi gezmeye başlıyoruz.

    Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Ev kapısı


  • Y: Bu yazıyı siz mi yazdınız?
  • Hayır sanatçı yaptı hepsini


  • Etiket okunması ve bir etiket üzerinde hangi bilgilerin bulunması gerektiğinin aktarılması
    Akrilik boya ve kolaj tanımının yapılması

    Burhan Doğançay: Sünnetçi

  • Pencereler var


  • Y: Buraya yapıştırılan kağıtları başka nerelerde görüyoruz?
  • Duvarda, bakkallarda


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • Tahtaları boyayıp yapıştırmış (aşağıda kırılmış küçücük bir tahta parçasında yola çıkarak söylüyor bunları)


  • Etiket okuma

  • Nefis bir isim


  • Y: Bu kapının içinde neler var?
  • Eskimiş eşyalar


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Herkesin fotoğrafını çekiyor
  • Yarısı insan yüzü, yarısı canavar yüzü birlikte yapıştırıyor
  • Baykuş gözü, yılan gözü


  • Y: Sanatçı neden resmin ismine "Kusursuz Görüş" demiş olabilir?
  • Kusursuz olduğu için


  • Y: Sanatçı hangi tekniği kullanmış?
  • Guvaj, yağlı boya


  • Kolaj tekniğinin öğretilmesi

  • Kağıtları yırtmış yapıştırmış
  • Gerçek gözlük var


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Gazeteleri yapıştırmış


  • Y: (Gölgeyi göstererek) bu ne olabilir?
  • Renk katmak istemiş
  • Gölge gibi
  • Koyu renkler var


  • Y: Başka nerede gölgeler var?
  • Gösteriyorlar , şurada, burada, orada
  • Ortada kağıtlar kıvrılmış, dalga gibi


  • Burhan Doğançay: Duvar 71

  • 5,6
  • Yırtmışlar
  • Altından siyah gözüküyor
  • Gölgeleri keşfediyorlar, boyanarak yapılmış, gerçek gölge değil


  • Etiket okuma

  • Burada 71 yazıyor ama resimde 65 yapmış, neden acaba?


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Resim adamın belki gençliği olabilir
  • Ünlü bir adamsa dergiden gençliğini kesip yapıştırmıştır
  • Taşlar nedeniyle duvar gibi
  • Poster olabilir


  • Y: Hangi malzeme kullanılmış?
    Etiketten okuyarak söylüyorlar.

    Burhan Doğançay: Barbra

    Y: Gözün yarısı kırmızı yapılmış, neden olabilir?
  • Aşık olduğu için


  • Y: Nasıl bir ifadesi var?
  • Hiç beğenmedim, anlamı yok, karışık


  • Y: Hangi malzemeler kullanılmış?
  • Guvaj boya, kolaj


  • Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Kahverengi ve tonları
  • Kadın kendini çizmiş, benim arkam nasıl olur diye


  • Y: Kadının duygu durumu ne olabilir?
  • Mutsuz
  • Annesi ölmüştür onu hatırlamıştır


  • Y: Koyu tonlar nedeniyle üzgün diyebiliriz değil mi?
  • Masa var, perde var camda, masanın kenarına penceren ışık gelmiş


  • Y: Kadın nerede olabilir?
  • Kendi odasında
  • Çalışma odasında
  • Yemek masası yanında


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Adam denizde
  • Yukarıdaki lekeyi göstererek, ağız var
  • Öndeki kadın banyo yapıyor
  • Şeytana benziyor, denize girince yok olacak
  • Bu resim içimi kararttı


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Kahverengi ve kırmızı tonları
  • Biri ısırmış kan akıyor
  • Göz yaşı kırmızı
  • Gözleri var, bir yüz görüyorum
  • Kadın sol eliyle yapmış
  • Kadın savaştan çıkmış


  • Y: Kadın mı yoksa erkek mi?
  • Kadınnn


  • Şükriye Dikmen

    Y: 3 resmi de aynı sanatçı yapmış, peki ortak özellikleri var mı?
  • Hepsi de kadın
  • İkisi de portre


  • 1. Resim

    Y: Bu kadının mesleği ne olabilir?
  • Çok süslü, bankada yönetici
  • Sekreter


  • Y: Boynunda bir çizgi var, ne olabilir?
  • Ameliyat olmuştur
  • Kesilmiştir


  • 2. Resim

  • Bir yere yaslanmış gibi duruyor
  • Ayakları yere değiyor


  • Y: Sanatçı bu kadınları tanıyor mu?
  • Evet
  • Kadın ruhunu yansıtmış
  • Kardeşinin ya da annesinin resmini yapmış


  • Y: Hangisi en yaşlı gözüküyor?
  • 1. resmi göstererek, gözlerinin altında çizgiler var


  • Eğitim çalışmasından sonra hep birlikte resim yapıyoruz ve resimlerimizi bitirince de duvarımıza asıyoruz.
    Çok yoğun bir gündü, ama değdi. Hepsi birden, siz anlatınca daha iyi anladık, teşekkür ederiz diyerek gittiler. Özellikle de bu çevrede oturan ya da çok iyi eğitim görememiş çocuklarla çalışmayı seviyorum. Dikkatlerini toplamak biraz zor olsa da, ya da çıplak resimlerde gülüşerek kendi aralarında konuşsalar da, onların gelişimde önemli bir yol kat edildiğini düşünüyorum, bu eğitim çalışmasında.


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 28.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    11.00'de randevulu bir sınıf dolu çocuk galeride. Gruplara ayrılıyorlar. İlk olarak Hüseyin ve Sonat'ın grubuna eşlik ediyorum. İlk olarak diyorum çünkü sonrasında Nilay ve Koray'ın grubuna yardıma gitmem gerekecek ve sonrasında da çişi gelenleri tuvalete götürme görevini üstleneceğim. Hepsi maytap gibiler sağdan soldan patlayıp duruyorlar, onları toplamak çok zor oluyor.
    Dr. Sadık Ahmet İlköğretim Okulu'nun 7-8 yaş grubu 5 kız öğrencisi ve 7 erkek öğrencisi Hüseyin ve Sonat ile sergiyi geziyorlar.

    Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Kız var
  • Şapkası var yanında, başına taksın sonra diye
  • Kuş var yukarıda
  • Kız çok üzülüyor


  • Hüseyin: Neden üzgün?
  • Fakir olduğu için


  • H: Bu kız nerede yaşıyor olabilir?
  • Dışarıda, fakir çünkü
  • Kızın hiç kimsesi yok, yalnız
  • Annesini kaybetmiş onu
  • Evde tek başına yaşıyor, giyeceği, yiyeceği yok
  • Kız düşünüyor


  • Etiket okuma

    Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • At, kaplan kız gidiyorlar


  • H: Nereye gidiyorlar?
  • Arkadaşının yanına
  • Annesinin babasının yanına
  • Yoldalar, karanlık bir yerde koşuyorlar
  • Ankara'da savaş yapıyorlar
  • Boynuzlu at var
  • Akşam, karanlık bir yerdeler
  • At, kız evdeler


  • İşte bu anda, Koray ve Nilay'ın grubunda bir asi bu gruba giriş yapıyor, birlikte kendi grubuna gidiyoruz ve burada not almaya devam ediyorum.
    Çok ilgisiz ve dağınık bir grup. Hocaları teslim ederken en yaramaz grup bu demişler. O zaman neden yaramazları diğerlerinin arasına serpiştirmedin ki hocam demek geldi içimden : 4 kız çocuğu ve 8 erkek çocuğundan oluşan bir grup. Haktan, asi genç:

    Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Hiçbir şey yok karalamışlar
  • Kötü olmuş
  • Yengeç var, kumların üstünde
  • Ayak izleri var
  • Balina gördüm


  • Bu sırada adının Eda olduğunu öğrendiğim bir kız çocuğu can sıkıntısını dile getiriyor. Ben de onu motive etmeye çalışıyorum, sonra resim yapacağımızı söylüyorum. Ama o, yandaki gruplarda arkadaşlarıyla ilgilenmeyi tercih ediyor. Haktan ve Eda'yla ilgileniyorum, belki birlikte gezersek sergiyi, hem onların canı daha az sıkılır sadece onlarla ilgilenildiği için, hem de diğer arkadaşları rahat dinler Koray ağabeylerini. Ama bu da işe yaramıyor. Eda resimlerle değil, benimle ilgileniyor. Ben seni çok sevdim abla, yanında duracağım senin diyor. Bir yandan da not almaya devam ediyorum, bir bacağımda Eda'yla. Haktan ise galeri içinde turlar atıyor.

    Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Kadın çıplak
  • Sarı ve yeşili birleştirmişler


  • K: Kadın aydınlıkta mı karanlıkta mı?
  • Karanlıkta
  • Sarı ışık yayılıyor


  • K: Kadın nerede olabilir?
  • Evinde soyunmuş yatıyor


  • Artık not alamıyorum. Tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmasına refakat ediyorum. Bir yandan ise Haktan'ın galeri de koşmasını önlemeye çalışıyorum. Ne kadar hiperaktiflik böyle. Sonunda resim çalışması başlıyor, ortalık biraz sakinleşmiş gibi, en azından oturuyorlar.
    13.30 yemek zamanı
    İkinci bir grup geldi. Saat 14.00. İnönü İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencileri. 7 kız çocuğu, 4 erkek çocuğu Derya ablaları ve ben sergiyi geziyoruz.

    Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

    Ne görüyoruz arkadaşlar burada, diye soruyorum.
    Cevaplar geliyor:
  • Hüzünlü bir kadın dışarıya bakıyor
  • Bir şeyler düşünüyor


  • İçerisi aydınlık mı karanlık mı?
  • Karanlık, dışarıdan ışık geliyor
  • Kahverengi kullanmışlar


  • Nereden anladınız kadının hüzünlü olduğunu?
  • Duruşunda, boynu yana yatmış


  • Kadın nerede olabilir, ne yapıyor?
  • Evinde
  • Oturma odasında
  • Düşünüyor


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Karabasanlar, ölüler
  • Kadınla erkek denizde koşuyor
  • Kadın bebeğini taşıyor
  • Kadının elinde domuz var


  • (Yazıyı göstererek) Bu nedir?
  • Mektup gibi bir şey, adamın kanıyla yazılmış
  • Şişenin içine konulmuş bir yazı


  • Sanatçı boyayı nasıl kullanmış bu resmi yaparken?
  • Atarak, savurarak


  • Çerçevedeki siyah lekelerin ne olduğunu soruyorum.
  • Kara bulutlar
  • Balık, yunus balığı dönüyor


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Atatürk yüzü
  • İnsan gözü
  • Deve gözü
  • Kanlı göz, Kurtuluş Savaşı'nı anlatıyor


  • Gözü neden kanıyor olabilir?
  • Ölülerin gözü olduğu için


  • Sanatçı burada boyayı nasıl kullanmış?
  • Atmış
  • Sanki boyayı boşaltmış


  • Şükriye Dikmen
    1. Resim


  • Fotoğraf çektiriyor
  • Aynaya bakıyor


  • 2. Resim

  • Model, poz veriyor


  • Buradaki çizgi ne olabilir?
  • Yer ile duvarı ayıran çizgi


  • Peki, kadın duvara mı yaslanmış?
  • Evet , bir eli arkasında bir eli belinde
  • Hayır, duvarın önünde duruyor
  • Koyu ve açık tonlar kullanılmış


  • 3 resmin ortak noktası ne olabilir?
  • Gözleri
  • 3. resmin gözleri çok güzel
  • Hepsi kadın
  • Çizgileri aynı


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

    Etiket okuma, hepsi okumak için can atıyor
  • 3 köylü kadın
  • 2 adam arkadan geliyor


  • Kadınlar nereye bakıyor olabilir?
  • Önüne
  • Yanına


  • Profil duruşunun öğretilmesi

    Kadınlar birbirlerini tanıyorlar mı?
  • Evet, arkadaşlar
  • Akrabalar


  • Bu kadınlar nerede?
  • Köyde
  • Köprünün üstünde
  • Duvarın önünde


  • Burhan Doğançay: Barbra

  • Kanlı göz var
  • Arkası karanlık
  • Çöp kız var
  • Bu kız adamın sevgilisi
  • Her şey yarım
  • Gazete kağıtlarını yapıştırmış
  • Forma gibi bir şey var


  • Kolaj tekniğinin öğretilmesi

    Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Adam var
  • Meşhur birine benziyor
  • Resim parçalarını yapıştırmış
  • Sanki poster yapıştırılmış sonra da yırtılmış
  • Duvara benziyor
  • Adam aşık olmuş, kalp var, I love you yazıyor


  • Burhan Doğançay ve işleri hakkında bilginin verilmesi

    Burhan Doğançay: Duvar 71

  • Cadının ayakkabısına benziyor
  • 5,6


  • Peki orada bir yırtık olabilir mi?
  • Evett


  • Sanatçı o yırtığı nasıl yapmış?
  • Boyamış, kabartma gibi


  • Gölgeyi göstererek, bu ne olabilir?
  • Gölge ama sanatçı yapmış
  • Açık ve kapalı mavi ile gölgeyi boyamış


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Ünlü insanların resimleri
  • Burada gerçek yırtık var


  • Nasıl bir teknik kullanmış sanatçı?
  • Kağıtları yapıştırmış, yırtmış


  • Peki ortada ne görüyorsunuz?
  • Gökyüzü
  • Deniz
  • Kağıt kıvrılmış
  • Ortada da mı kağıtları yırtıp yapıştırmış
  • Hayır, boyamış


  • Gölgelerin ne olduğunu soruyorum.
  • Sanatçı boyamış gölgeleri, kağıdın gölgesi gibi yapmış


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Gözler var
  • Maymun, akbaba, baykuş gözleri
  • Gerçek gözlük var, kırmış yapıştırmış


  • Sanatçı bu tabloyu nasıl yapmış?
  • Kağıtları kesip yapıştırmış


  • Etiket okuma

    Neden sanatçı resmin adını "kusursuz görüş" koymuş olabilir?
  • Hep gözler var
  • Kusursuz baktıkları için


  • Burhan Doğançay: Geceyarısı Mavisi

  • Kapıyı çok sıkıca bağlamış
  • Kapıya gece düşmüş


  • Bu gerçek bir kapı mı?
  • Hayır sanatçı yapmış


  • Tuvalin üzerine kapı objelerini yapıştırarak kapı izlenimi vermiş sanatçı.
    Gerçek olduğunu düşünürsek içeride ne olabilir?
  • Katil var
  • Çok değerli bir şeyler var, 3 kilitle kilitlemiş kapıyı


  • Sanatçı resmin adını neden "geceyarısı mavisi" koymuş?
  • Mavi gece karanlık göründüğü için


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

  • Kroki var
  • Birşeyler yapıştırmış
  • Sokağa benziyor


  • Burhan Doğançay hakkında ve resimleri hakkında bilginin verilmesi

  • Xxx neden yapmış?
  • Sence neden yapmış olabilir?
  • Belki günleri işaretlemiştir
  • Mahalle gibi


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Kapı yapmış sanatçı ama gerçek değil
  • Biz kapının içinde miyiz, dışında mı?
  • Dışındayız, kilit var üzerinde
  • İçine insan kilitlemiş olabilirler
  • Mezarlık kapısı


  • Etiket okuma

    Neden ismi "ölü et" olabilir?
  • Kapı çok yaşlanmış ölüye benziyor
  • İnsanları kesip içine etleri koymuşlar


  • Eğitim çalışmasından sonra birlikte resim yapıyoruz. Begüm çok akıllı, kibar; Berna o kadar cilveli ki mıncıklamamak için zor tutuyor insan kendini; Işıl ve Betül çok sessizler, sergiyi gezerken de onları konuşturmaya çalıştım, sanki gruptan soyutlamışlar kendilerini ama çok akıllılar; Uğur canavar, hem sergiyi gezerken hem de resim yaparken çenesi hiç durmadı sürekli bir şeyler sorup durdu,üstüne üstlük bir de "ben çok konuşuyorum abla değil mi" diyordu :
    16.00'da ikinci grupla birlikte geziyoruz sergiyi. Kıraç ilköğretim Okulu 11 yaş öğrencileri. 1 kız çocuğu, 4 erkek çocuğu ve 6 yaşındaki bir erkek çocuğu ile birlikte gezdik sergiyi.

    Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Kadın üzgün, camdan dışarı bakıyor


  • Nereden anladınız üzgün olduğunu?
  • Duruşundan boynu kırılmış gibi


  • Hangi renkler kullanılmış?
  • Kahverengi, sarı, krem


  • İçerisi karanlık mı aydınlık mı?
  • Karanlık, dışarıdan ışık geliyor


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Kadın denizde bebeğini taşıyor
  • Kadının kucağında domuz var
  • Suda ağaçlar yüzüyor
  • Sanatçı resimde yaptıklarını anlatmış yazıda
  • Açık renkler var
  • Balıklar yüzüyor


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Bıyıklı erkek
  • Gözü var
  • Kafası yarılmış kanıyor
  • Boyayı fırlatmış, atmış
  • Önce yüzü çizmiş sonra üstüne boya atmış


  • Soyut kavramının öğretilmesi, örneklerle açıklanması.

    Şükriye Dikmen

    3 resimde ortak özellik var mı?
  • Hepsi kadın, bize bakıyorlar


  • Kim olabilir bu kadınlar?

    1. Resim

  • Sanatçı
  • Poz veriyor
  • Fotoğraf çektiriyor


  • 2. Resim

  • Model


  • Bu çizgi ne olabilir?
  • Yer çizgisi
  • Kadın duvara yaslanmış
  • Önünde duruyor


  • 3. Resim

  • Ev kadını
  • Gözleri çok güzel


  • 3 resmi de aynı kişi mi yaptı?
  • Hayır
  • Evet


  • Nereden anladık?
  • Hepsi kadın


  • Sanatçının kullandığı çizgiden anlıyoruz.

    Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Köylü kadınlar
  • Balkonda duruyorlar
  • Birbirlerini tanıyorlar, arkadaş, akraba


  • Profil kavramının öğretilmesi.

    Burhan Doğançay: Ölü Et

    Bu gerçek kapı mı?
    Sanatçı tuval üstüne kapı objelerini yapıştırmış. (Tuval kavramının öğretilmesi)
    İçeride kim Var?
  • Kimse
  • Duvar var
  • Biz dışarıdayız


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

    Burhan Doğançay hakkında kısa bilgi
  • Duvara benziyor
  • İlan yapışmış
  • Kroki var
  • Tv'ye benziyor


  • Burhan Doğançay: Geceyarısı Mavisi

    İçeride ne olabilir?
  • Çok önemli bir şey


  • Neden adı Geceyarısı mavisi?
  • Gece yapmış sanatçı
  • Maviye boyamış


  • Burhan Doğançay: Barbra

  • Bir adam var, bir kız var


  • Kim olabilir bu kız?

    Etiket okuma

  • Belki Barbra olabilir


  • Ne yapıyor?
  • Kollarını açmış


  • Kolaj tekniğinin anlatılması

  • Kağıtları yırtmış, yapıştırmış sonra boyamış


  • 16.55'te Sevimce Galerisi'ne gidiyorum. 17.45'te ise galeriyi İrem'e teslim ediyorum.


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 29.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    12.00'de gelen 1 erkek ve 4 kız çocuğundan oluşan grubu Pınar ve Nilay gezdiriyor. Eşlik ediyorum onlara.

    Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Balkondalar
  • Kasabadan alışveriş yapmış gelen iki kişi arkada
  • Köyde insanlar var
  • Tahta evler
  • Kırsal


  • P: Peki kadınlar ne yapıyor?
  • İstemeye gelmişler korkuyor, diğer ikisi onu teselli ediyor
  • Hem istiyor gitmek, hem istemiyor ana evinden ayrılmak zor geliyor


  • P: Aralarında bir ilişki var mı?
  • Hayır, soğuklar
  • Bir buluşma noktası yok, soyut gibiler
  • Çok soğuklar


  • Bu sırada gözüm galeriyi kendileri gezen 4 erkek çocuğuna takılıyor. 12-14 yaşlarındalar, birlikte geziyoruz sergiyi.
    Çok utangaç görünüyorlar.
    Yanlış bir şey söyleme korkusuyla aralarında fısır fısır konuşuyorlar. Onları rahatlatmaya çalışıyorum.

    Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Kadın camdan bakıyor, düşünüyor
  • Üzgün, duruşundan anladım, kafası yana yatmış
  • Koyu renkler kullanılmış
  • Odasında kadın
  • Evin içinde
  • İçerisi karanlık


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • İki kadın var
  • Yazılar, kadının söylediklerini yazmış sanki
  • Birisi denizde yüzüyor


  • Sanatçı boyayı nasıl kullanmış?
  • Bazı yerleri düzgünce, bazı yerleri karışık


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Kan görüyorum
  • Gözler var, kanıyor


  • Burada bir yüz görebiliyor musunuz?
  • Evet, burnu,ağzı da var
  • Gözünden kan akıyor


  • Kadın yüzü mü, erkek yüzü mü?
  • Bir kadın yüzü


  • Nasıl anladık?
  • Çok ince, dudaklarından


  • Sanatçı boyayı nasıl kullanmış?
  • Saçarak, atmış boyayı tuvale


  • Hangi renkler kullanılmış?
  • Sarı, kahverengi, şampanya rengi, kırmızı


  • Şükriye Dikmen

  • 3 kadın
  • Poz veriyorlar
  • Fotoğraf çektiriyor


  • Aynı sanatçı yapmış olabilir mi?
  • Evet


  • Nereden anladık?
  • Çizgisinden, renklerden


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

    Birbirlerini tanıyorlar mı?
  • Evet, arkadaşlar
  • 2 adam geliyor arkadan
  • dağlar, deniz, tarlalar, evler, köy hayatı anlatılmış


  • Neredeler?
  • Evin balkonunda, duvar var


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

    Kapı gerçek mi?
  • Hayır
  • Sanatçı yapmış
  • Evin kapısı 87 no.lu
  • Kapı hırpalanmış
  • Serseriler yaşıyor bu evde
  • Sprey boyayla yazmışlar
  • Serseriler yazmış
  • Sanatçı yazmış (!)


  • Neden ismi "ölü et"?
  • Kapı ölmüştür, içinde ölüler olabilir


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

    Doğançay'ın duvarlar serisi hakkında bilgi verilmesi
    Plan, kuşbakışı kavramlarının öğretilmesi

  • Sarı kutular var boyanmış
  • Kağıtlar yapıştırılmış
  • Duvar gibi


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

    Neler var burada?
  • İnsanlar, hayvanlar
  • Hepsinin gözleri


  • Neden ismi Kusursuz Görüş olabilir?
  • ?


  • Siz olsaydınız bu resmin ismini ne koyardınız?
  • "Hayvanlar gibi görünen insanlar, insanlar gibi görünen hayvanlar"


  • Gerçek dünyadan objeler görebiliyor musunuz?
  • Gözlük var


  • Kolaj tekniğinin anlatılması

  • Kağıtları kesmiş yapıştırmışlar


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Duvar gibi
  • Bir adam var, adam posteri var
  • Yırtılmış poster
  • Duvarda birçok renk var


  • Buz hokeyi sporunun anlatılması.

    Burhan Doğançay: Barbra

  • Kağıtlar var
  • Kız çocuğu tribünde seviniyor
  • Kağıtlar kesilip yapıştırılmış
  • Adam var
  • Diğer gözü kırmızıya boyanmış
  • Barbra yazıyor, adamın ismi


  • 13.00 yemek zamanı.
    Koray ve Hande'nin eğitim çalışmalarına katılıyorum. 7 erkek çocuğu ile sergiyi geziyorlar.

    Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • İçinde tarihi eser olabilir
  • Tek girişi var
  • Terkedilmiş, kilit vurulmuş


  • K: Bu kapı nereye açılıyor?
  • Sarayın içine açılıyor
  • Tokmak, zincir, kilit var


  • Etiket okuma

    Ambarlı İlköğretim Okulu'ndan ziyaretçilerimiz var. 3 kız ve 3 erkek çocuğundan oluşan 10 yaşındaki bu grup ile sergiyi geziyoruz.

    Burhan Doğançay: Barbra

    Ne görüyorsunuz bu resimde?
  • Bir kız var
  • Adam var
  • Kağıtları yapıştırmış


  • Kolaj tekniği öğretildi.
    Birleştirme tekniği.
    Etiket okuma.

    Barbra kim olabilir?
  • Adam olabilir


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Bu resmi yapan fotoğraftaki adam
  • Adam duvarı yırtmış


  • Etiket okuma

    Neden sanatçı bu ismi koymuş olabilir?
  • Adam buz hokeyi yaptığı için resmin ismi öyle


  • Peki resimdeki yazıları kim yazmış?
  • Yazıları gençler yazmış


  • Burhan Doğançay: Duvar 71

  • 5 sayısının fark edilmesi
  • bezlerden yapıştırılmış


  • (Yırtığı göstererek) Bu ne olabilir?
  • Parçalanmış


  • Hangi teknikle yapılmış olabilir?
  • Boyamış
  • Yırtılıp kağıtlar yapıştırılmamış


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Kağıtları yırtmış yapıştırmış, ama gerçek kağıt değil boyayarak yapmış
  • Ortadaki deniz manzarası
  • Kıvrılmış kağıt gibi
  • Ortadaki sarı, kırmızı halı olabilir
  • Gölge var
  • Kağıdın gölgesi, boyanmış


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Vay Canına!!
  • Gerçek gözlük var!
  • Hayvan ve insan gözleri kesip yapıştırılmış
  • Hayvan yüzü ile insan yüzünü birleştirmişler


  • Siz olsaydınız bu resmin ismi ne olurdu?
  • "birleşim"
  • "bütün görüşler"
  • Gerçek gözlüğü gerçekçi olsun diye kullanmış


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • Tuval tanımının yapılması
  • Kralların yaşadığı yerin kapısı
  • Çok değerli bir şeyler var içinde
  • Kafaları kesik insanlar var içinde


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

  • Katlar var
  • Kroki
  • Bir sokağa benziyor


  • Burhan Doğançay ile ilgili bilginin verilmesi

  • Afişler, ilanlar
  • Sarı kutular evlerin camına benziyor


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Bu zil çalıyor mu?

  • Sence çalıyor olabilir mi?
  • Hayır, bu zil çalmıyor. Sanatçı bu objeleri yapıştırıp kapı gibi göstermiş bize
  • İnsanlar taşınmış, kapı kilitli
  • Bangır bangır müzik dinleyen gençler var içinde
  • Cadı var, sihirli ev
  • Terkedilmiş ev, çok eski
  • İçinde ölüler var
  • Mezarlık kapısı olabilir
  • Paslanmış


  • Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Parmağındaki yüzüğe bakıyor küçük kız
  • Bir şeye üzülmüş
  • Kormuş saklanmaya çalışıyor
  • Yanında ona yardım etmeye gelmiş melek, ağlıyor


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • Savaşçı bir kız, kaplanla savaş yapıyor
  • Boya yetmemiş kızın elbisesini yapmaya
  • Çok hızlı gidiyor, saçları uçuşuyor
  • Ormandalar
  • Atların yarış yaptığı yerdeler, hipodromda
  • Gökyüzünde uçuyor olabilirler
  • Kadın çıplak,aceleden giyinememiş
  • Ressam bakarak mı çizmiş?


  • Sence nasıl yapmış olabilir?
  • Bakamaz, kaplan kötü bir hayvan
  • Fotoğraftan çizmiştir
  • Hayal etmiştir
  • Başkasının resmine bakarak çizmiş olabilir


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Kadın hamamda yatıyor
  • Poz veriyor olabilir


  • Karanlık bir yerde mi?
  • Evet
  • Ama ortası aydınlık, güneş ışığı geliyordur


  • Meltem, Melike, Yasemin, Recep, Ege, Mehmet ve daha küçük yaştaki Can ile resim çalışmasına başlıyoruz. Resimleri bittikten sonra da hepsini asıyoruz onların resimleri için ayrılan duvarlarımıza.


    TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 30.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    Güngören İlköğretim Okulu'nun ziyaretine denk geldim. 10-11 yaş grubundaki 5 erkek ve 5 kız çocuğundan oluşan grupla geziyoruz. Derya ablaları sergiyi gezdiriyor onlara ve tabi ki ben.

    Eren Eyüboğlu: Boynu Bükük Köy Kızı

  • Bir kız var, boynu bükük
  • Köyün ayrıldığı için üzgün
  • Gecekonduda yaşıyor, köy evi


  • D: Bu kızı ressam tanıyor mu?
  • Hayalinde kurmuştur
  • Vazo, çiçek var, kızın tokası, çok süslü
  • Kazak, patik, pijamam giymiş


  • Kezban Arca Batıbeki: Atlı Kadın ve Kaplan

  • Kaplanı atla yakalamaya çalışıyor
  • Kadın var, çıplak ve kızıl saçlı
  • Atla yetişmek üzere kaplana
  • Kaplan kaçıyor
  • Beslenmek için öldürecek kadın kaplanı yemek için
  • Tek boynuzlu at, filmlerde olabilir ya da hayalinde


  • D: Ön arka ilişkisinin kurulması
  • Arkada kaplan, önünde at, önünde de kız


  • D: Hangi renkler var?
  • Yeşil, krem rengi, sarı


  • D: Nereye gidiyorlar?
  • Ormana


  • D: Kadın kim olabilir?
  • Ressam, köy kızı,savaşçı kız
  • Cesur bir kız, ormana gidiyorlar
  • Atla kaplanın dili dışarıda
  • Bir şey görüp şaşırmışlar
  • Koştukları için dili dışarıda


  • Nuri İyem: Sarı Çıplak

  • Kadın çıplak
  • Güzel bir kadın


  • D: Kadın kim?
  • Sanatçı
  • Normal insan
  • Hayalindeki biridir


  • D: Nerede?
  • Yatakta, evde
  • Karanlık bir odada


  • D: Neden karanlık?
  • Çok siyah arkası
  • Küçük karanlık odada
  • Mağarada


  • D: Hangi renkler kullanılmış?
  • Kırmız,siyah, yeşil, turuncu


  • D: Başka neler görüyorsunuz?
  • Eski kılıç
  • Kertenkele
  • Zürafa
  • İğne
  • Makas


  • D: Kadının duruşu nasıl?
  • Duvara yaslanmış
  • Pencereye yaslanmış
  • Yere yatmış
  • Düşmüş


  • Şükriye Dikmen

    1. Resim

  • Kadın kaç yaşında? Yaşlı.
  • orta yaşlı
  • güzel
  • ressam
  • konfeksiyonda çalışıyor
  • ofiste çalışıyor
  • çiftçi olabilir
  • boynu düz


  • 2. Resim

  • kolu üçgen gibi


  • D: çizgileri aynı, aynı ressam yapmış olabilir
  • turuncu, krem, siyah renkleri var
  • kadın duvara yaslanmış, poz veriyor


  • D: duvar ile yeri ayıran çizginin belirtilmesi
  • ressam kendi resmini yapmış


  • 3. Resim

    D: hangi renkler kullanılmış?
  • Yeşil,turuncu, siyah, kahverengi, beyaz


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • Kadın gözü
  • Solmuş, kan akıyor
  • Hayvan ayak izi, kanlı ayak
  • Kadın yüzü, gözünden anladım


  • D: Ressam boyayı nasıl sürmüş?
  • Karışık
  • Aşağıdan yukarıya sürmüş
  • Kırmızı yerleri yuvarlak sürmüş
  • Boyalar katmanlı, sıçratmış
  • Boyadan sonra kazımış


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

    D: Soyut, somut kavramın vurgulanması
  • Soyut-düşünce olan
  • Ayı, kuş var
  • Adam domuz taşıyor, fare de
  • Kadın bebek taşıyor
  • Arkadaki yaşlı, sakallı
  • Köylü kızı saçları uzun,hayvan taşıyor
  • Denizdeler mavilik var
  • Karabulut, uçan asker uçağı
  • Şimşek var
  • Yaptıklarını anlatıyor yazıda
  • Yabancı yazı
  • Kumun üstüne yazılmış
  • Damlalar böcek
  • Kadının başında duman var
  • Ayna olabilir


  • D: Boyayı nasıl kullanmış?
  • Fırçayla bastırıp parmağıyla sürmüş


  • Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Kadın pencereden bakıyor
  • Pencere köşesinde sigara içiyor, düşünüyor
  • Pencereyi siliyor
  • Dışarıda önemli bir olay var, onu izliyor
  • Kadının masa var, güneşlik var


  • D: Dışarıda nasıl bir hava var?
  • Güneşli, sabah temiz bir hava


  • D: Karşı pencerede kim var?
  • Aile
  • İşçiler


  • D: Kadının duygu durumu nasıl?
  • Boynu bükük, üzüntülü


  • D: Neden üzgün?
  • Kocası işten kovulmuş


  • Burhan Doğançay: Ölü Et

  • Kümesin kapısı
  • Kömürlük kapısı


  • D: İçeride ne olabilir?
  • Eşyalar
  • Tarihi bir kapı
  • Kötü otelin kapısı
  • Tahtadan yapılmış
  • Kilidi var


  • D: Kapının anahtarı kimde olabilir?
  • Ressamda
  • Evin sahibinde
  • Otelin sahibinde
  • Kapı soyulmuş


  • D: İçeride kimse var mı?
  • Belki biri kilitlemiş
  • Kilitli olduğu için olamaz


  • Burhan Doğançay: Gece yarısı Mavisi

  • Zincir
  • Kilitlenmiş demir kapı
  • Fabrika kapısı


  • D: Neden ismi Gece yarısı mavisi ismi?
  • Gecenin maviliği
  • Geceyi hatırlattığı için
  • Tarihi kütüphane kapısı
  • Demirci kapısı
  • Tarihi cami kapısı


  • Burhan Doğançay: Sünnetçi

    D: Bu kağıtları normalde nerelerde görüyoruz?
  • Marketin içinde
  • Objelerin üstünde


  • D: Burhan Doğançay hakkında bilginin verilmesi
    D: Kuşbakışı ve kaba taslak görüşünün aktarılması
  • Fabrikada çalışan makineler


  • D: Neden yapıştırmış sanatçı?
  • Makineleri karıştırmamak için
  • Sarı kutular
  • Kutuların içine sigara, kola konulmuş


  • D: Sarı kutularda, açık-koyu renklerin farkı

    Burhan Doğançay: Barbra

  • Adamın resmi,boyamışlar yırtmışlar
  • İple kendini asan kadın
  • Adamı yapıştırmış,kızı boyamış
  • Adamın yüzü canavar
  • Yarısı insan, dişleri canavar
  • Bir gözü kanlı olabilir
  • Kadın delirmiş
  • Kadın halı yıkıyor, hortumu çekiyor
  • Forma var
  • Kadın karanlık bir odada
  • Çizgi film kahramanı var
  • Trafik canavarı yapıştırmışlar


  • Burhan Doğançay: Buz Hokeyi

  • Bir erkek resmi yapıştırılmış
  • Hiphopçular yazmış
  • Sokak duvarı
  • Çizgi film duvarı
  • Resimdeki adamı seviyor, yazılar yazmış


  • Burhan Doğançay: Duvar71

  • Sanatçı duvarı boyamış
  • Sanki yırtık gibi
  • 5,6'nın yarısı
  • Yırtılmış kağıdın gölgesi
  • Arkasından gökyüzü gözüküyor


  • D: Güneş soldan yukarıdan geliyor.
  • Kağıdın gölgesi düşmüş


  • Burhan Doğançay: Kalbinle Duy

  • Kağıtlar yırtılmış, yapıştırılmış
  • Koşucu Süreyya Ayhan gibi
  • Yüzler var, yabancı şarkıcılar
  • Siyah boya sarıya akmış (gölge için)
  • Ortada kağıt kıvrımları var, boyayla yapmışlar


  • Burhan Doğançay: Kusursuz Görüş

  • Diş, dudak, gözler, kağıtlar
  • Gerçek gözlük
  • Kağıtlar yırtılmış
  • Maymuna gözlük takmış


  • D: Neden olabilir?
  • Yaşlı olduğu için iyi görsün diye
  • Komik olsun diye



  • TÜYAP 14. İSTANBUL SANAT FUARI
    Kimden: CEREN TURAN
    Tarih: 31.10.2004
    Konu: ECZACIBAŞI SANAL MÜZESİ

    Son gün olmasına rağmen beklediğim kadar yoğunluk yok. Kuru kalabalık dolaşıyor ortalıkta.
    Bugün randevu da yok. Yemeğe kadar boş boş dolaşıyoruz. Resimlerin toplanmasıyla ilgileniyorlar bazı arkadaşlar.
    12.30 yemek zamanı. Şu ana kadar bir şey olmadı, bundan sonra da olmaz zaten: Son yemek ve buraya veda.
    Saat 13.30. bir grup çocuk geldi. 4 erkek, 1 kız. İrem ve Saliha ablalarıyla geziyorlar sergiyi, ben de onlara eşlik ediyorum.

    Burhan Doğançay: Ölü Et

    İ: Camın üzerinde yazılan kim tarafından yazılmış olabilir?
  • İşsiz adam
  • Yalnız kalan serseriler


  • Nuri İyem: Köylü Kadınlar

  • Köy insanlarının yaşamı


  • İ: Nasıl kadınları yapmış?
  • Gelenek ve göreneklerine bağlı kadınlar
  • Ne çok mutlu ne de çok mutsuz


  • İ: Kadınlar dışın neler var?
  • Yük taşıyorlar, köyden geliyorlar
  • 2 adam arkada, 3 adam daha geliyor arkadan


  • İ: Kadınlar nerede duruyor?
  • Duvarın önünde


  • İ: Diğer resimlerle bu resimler arasında nasıl bir fark var?
  • Bu daha güzel


  • Filiz Tokcan: İsimsiz, 2002

  • Yalnızlığını dindirmek için odaya kapanmış,dışarıdaki güzelliğe bakıyor
  • Hüzünlü üzgün


  • İ: Dışarısı ve içerisi aynı renk mi?
  • Hayır, dışarıda açık;içeride koyu renk var


  • İ: Kadının ruh haliyle koyu tonların bağlantısı
  • Masanın kösesinde yansıma


  • Bedri Baykam: Soyut Çıplak

  • Kadının hüznü
  • Suyun içinde kadın bebeğini taşıyor


  • İ: Nereden anladın suyu?
  • Karmaşık boyamış


  • İ: Ressam boyaları nasıl kullanmış?
  • Karışık, fazla boya kullanmış
  • Kar yağıyor kadının başına
  • Ölmüş kadının ruhu
  • Karanlık bulutlar var


  • Arzu Başaran: İsimsiz, 2002

  • İnsan yüz, iki göz, kan akıyor


  • İ: Ressam nasıl teknik kullanmış?
  • Boya pütür pütür


  • İ: Hangi renkler?
    İ: Duygu olarak nasıl kadın?
  • Ağlamış


  • İ: Siz resmin ismini ne koyardınız?
  • "renkler dünyası"
  • "renklerin şarkısı"


  • İ: Ressam hangi duyguyla yapmış?
  • Hüzünlüyken yapmış
  • Renkleri çok karıştırmış


  • Şükriye Dikmen

  • Süslü kadın
  • Kolye tasarımcısı
  • Gözlerinin altı çizgi
  • Tek gözü ve kaşı kısa
  • Burnu değişik


  • İ: Ressam bilinçli yapmış. Bizim yüzümüzün de simetri yok
  • Farklı yönlerini anlatmış olabilir


  • Yavaş yavaş toplanmaya başlıyoruz. Çocukların yaptığı resimler duvarlardan indirildi. Kolaj, boya, esinlenilmiş, esinlenilmemiş olarak kategorilere ayrılan resim kağıtlarını bir de yaşlarına göre ayırıyoruz. Kolektif çalıştığımızı ve resimlerden ve üzerlerine yazılanlardan kaynaklanan eğlenceli anları da hafızamıza eklemiş bulunuyoruz. Sıra galerinin toplanmasında. Pütürcüklü naylonlarımızı çıkarttık depolardan. Hepsine ait pütürcüklü naylonu bulduk ve sırada onları paketlemek var. Yine kolektif çalıştığımız bir iş bu ancak eğlence kısmı epey uzakta, çok dikkatli ve özenli olmamız gerekiyor. Bir yandan, bilgilendirme panoları indiriliyor. Arkalarındaki yapışkanı söküp bir araya toparlıyoruz onları da. Girişteki dijital baskılar da söküldü. Çöplerimizi de toparladıktan sonra gitmeye hazırız. Tabii bir de kek keyfi var, unutmamak lazım. Bütün gün bu anı beklemiştim. Çikolatalı soslu kek ve ben...


    RAPOR

    Öncelikle böyle bir projede yer almak ve ülkemin gençlerinin gelişimine sanat eğitimiyle destekte bulunmak çok sevindiriyor beni. Eğitim çalışmasında onların gözlerindeki parıltıyı görebilmek, ilgilendiklerini fark edebilmek, çalışma sonunda da teşekkürlerini ileterek mutlu bir şekilde sergiden ayrılmalarını görmek çok onurlandırdı beni. Yapılan bu eğitim çalışmalarının amacı 6-14 yaş arasındaki gençlerin sanat yapıtıyla en yüksek seviyede ilişki kurabilmesini sağlamak, yapıtın anlaşılmasına yardımcı olmak, sanat eserleri arasında gerek malzeme kullanımı, gerek konunun işlenişi açısından bağlantıların kurulmasını sağlamaktır. Bu eğitim çalışmasının sonunda yapılan resim çalışması ise, eğitim çalışmasının çocuk üzerinde etkilerinin izlenimi ve çocuğun yaratıcılığının gelişimi açısından önem taşımaktadır. Ancak burada atlanan bir konu, bu on gün boyunca gözlemlediğim kadarıyla, öncelikli olarak çocuklara ve hatta onların eğitimcilerine bir serginin fiziksel koşullar dikkate alınarak nasıl gezileceğinin öğretilmesidir. Buradan söylemek istediğim, Türk halkının yüzyıllara bağlı olmaksızın değişmez alışkanlığı "dokunmak" nın yarattığı sorunlardır. Bir sergide, "lütfen dokunmadan gezebilir misiniz?" uyarısı, uyarılandan önce uyaranı utandırmaktadır.
    Açtığım bu parantezin dışında, yapılan çalışmanın amacına ulaştığını düşünüyorum, her ne kadar bundan sonra arşive alınacak resimler ve bizim raporlarımız doğrultusunda izlenecek yolun ne olduğunu bilmesem de.
    Sevindirici bir nokta da, randevu verilen okulların çevre okullardan, yani gelişim düzeyi düşük kesimden (tabir yerindeyse varoş kesim) olmasıdır. Onlarla yapılan çalışmada, diğer özel okullardan gelen öğrenciler kadar yaratıcı ve ilginç yorumlarda bulunmamış olsalar da, onlara ulaşmakla sanat alanındaki ve dünyayı algılayış yöntemlerindeki gelişimlerinde ilk adımların atıldığını düşünüyorum.



    Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik

    Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Sosyal Merkez | Site Haritası